Enerji krizi ve jeopolitik gelişmeler, sivil havacılık sektöründe önemli dönüşümlere neden oluyor. 28 Şubat’tan itibaren ABD-İsrail ve İran arasındaki gerilim, enerji arzında belirsizlikler yaratırken, Avrupa merkezli hava yolu şirketleri yeni önlemler almak zorunda kalıyor. Lufthansa’nın açıkladığı gibi, 2026 Ekim ayına kadar yaklaşık 20 bin kısa mesafe uçuşunu iptal etmesi ve 40 bin metrik ton jet yakıtı tasarrufu sağlaması, sektördeki yoğun kaygıların ve ihtiyat önlemlerinin bir göstergesi.
Bu iptal kararları, nisan ve mayıs ayları arasında günlük 120 uçuşu kapsıyor ve şirketler, yaz sezonu öncesinde rotalarını ve seferlerini yeniden planlıyor. Amaç, sezon boyunca uçuşların daha istikrarlı ve verimli hale getirilmesi.
Öte yandan, Avrupa’nın yaklaşık yüzde 75’ini oluşturan jet yakıtı ithalatının büyük bölümü Orta Doğu’dan karşılanıyor. Ancak bölgedeki kriz ve savaş, tedarik zincirlerinin aksamasına neden oluyor. Bu durum, önümüzdeki aylarda ABD’den yapılacak yakıt alımlarını artırıyor; tahminlere göre, bu alımlar 200 bin varile ulaşabilir.
Analistlere göre, ABD’ye yönelen yakıt tedariki, kısa vadede sorunu çözemeyebilir. Çünkü Avrupa’da hâlâ günlük 175 bin varillik bir açık bulunuyor. Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlikler ve bölgedeki savaş devam ettiği sürece, hava yolu şirketleri yakıt stoklarını daha verimli kullanmak ve yeni önlemler almak zorunda kalacak. AB yetkilileri ise şu aşamada durumun ciddi bir tehdit oluşturmadığını belirtiyor. Ancak, önümüzdeki dönemlerde yaşanacak gelişmeler, sektörün seyrini önemli ölçüde etkileyebilir.