ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve İran'ın misillemeleriyle Orta Doğu'da tırmanan çatışmalar, küresel enerji piyasalarını derinden etkiliyor.Hürmüz Boğazı'nda sevkiyatların aksamasıyla birlikte, global LNG arzında ciddi aksamalar yaşanıyor. Merkezi İskoçya'daki Wood Mackenzie'nin verilerine göre, krizin başlangıcından beri yaklaşık 1,5 milyon ton LNG her hafta piyasaya ulaşamıyor. Katar ve BAE'nin önemli üretim tesisleri saldırılar nedeniyle durduruldu, bu da toplamda 4 milyon ton LNG'nin piyasaya girişinin engellendiği tahmin ediliyor. Savaşın uzaması ve belirsizlikler, gaz fiyatlarını özellikle Avrupa ve Asya piyasalarında yükseltiyor. Hollanda merkezli TTF'de işlem gören gaz kontratları, savaşın ilk iki haftasında ciddi artış gösterdi ve halen yüksek seviyelerde seyrediyor. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'ndan gelen tedarik kesintileri ve ülkelerin alternatif stratejileriyle arzın yeniden düzelmesinin aylar alabileceğini belirtiyor. Özellikle Katar'ın küresel LNG pazarındaki yaklaşık yüzde 20'lik payının savaşın uzamasıyla baskıya gireceği ve fiyatların artabileceği öngörülüyor.
ICIS Küresel Gaz ve LNG Baş Analisti Alex Siow, enerji talebindeki olası azaltmalara dikkat çekerek, Çin ve Hindistan'ın talep yıkımı stratejisine girebileceğini ve Avrupa ile Güney Kore'nin spot LNG alımlarını artırabileceğini söyledi. Siow, Güney Kore'nin yeni nükleer santrali nedeniyle LNG ihtiyacının kısa vadede artmayabileceğine işaret etti. Ayrıca, Avrupa'nın düşük seviyedeki gaz depolarını doldurma hedefiyle Nisan ayı civarında ithalat yapmaya başlayabileceğini belirtiyor. Bu gelişmeler, piyasalardaki fiyat baskısını besliyor ve tedarik zinciri sorunlarını daha da derinleştiriyor.
Petrol İhraç Eden Arap Ülkeler Örgütü (OAPEC) uzmanı Wael Hamed Abdel Moati ise, Hürmüz Boğazı krizinin 2022'de yaşanan Rusya-Ukrayna savaşına kıyasla daha geniş küresel etkiler yarattığını dile getirdi. 2022 doğalgaz krizinin Avrupa ve Asya'yı etkilediğine dikkat çeken Moati, yeni krizle birlikte LNG üreticisi ülkelerin piyasadaki etkisinin arttığına ve ABD'nin üretim kapasitesini artırma konusunda yeni fırsatlar doğduğuna vurgu yaptı.