Edirne'de Nehir Taşkını Alarmı! Adalar Boşaltılıyor, Tunca Köprüsü Kapandı

Edirne'de Nehir Taşkını Alarmı! Adalar Boşaltılıyor, Tunca Köprüsü Kapandı

  • 23 Şubat 2026 01:05

Edirne’de yükselen nehir debileri büyük bir taşkın tehlikesiyle karşı karşıya kalındığını gösteriyor. Vali Yunus Sezer, AFAD Kriz Merkezi'nde yaptığı açıklamada, Tunca ve Meriç nehirlerinin birleştiği noktada yapılan ölçümde debinin 1365 metreküp/saniyeye kadar çıktığını belirtti. Bu yıl ilk kez ölçülen rakamlar, bölgede ciddi önlemler alınmasını zorunlu kılıyor. Meriç Nehri'nde suyun yükselmesi nedeniyle özellikle Tunca Nehri ile buluştuğu noktada geri tepme gerçekleşiyor ve ada kısmında kısmi taşkın riski oluşuyor. Bu nedenle, geceden itibaren bölgedeki tesisleri tahliye edeceklerini ve Tunca Köprüsü’nü trafiğe kapatacaklarını duyurdu. Yeni önlemlerle ilgili detaylar paylaşıldı.

Sezer, Türkiye-Yunanistan sınırında yer alan ve Meriç Nehri ile birleşen Arda Nehri üzerindeki üç barajın da dolu olduğunu, bu nedenle üst savaklardan su salımı yapıldığını vurguladı. Bulgaristan’daki barajların ise su tutma kapasitesinin kalmadığını ifade etti. Su yükü zamanla Türkiye'ye ulaşmadan önce yakından takip ediliyor. Taşkın seviyesi sınırları aşmamakla birlikte, kent merkezini koruyan yazlık ve kışlık sedde seviyesinin 2200 metreküp/saniyeye ulaşması gerektiğine değinen Sezer, şu anda böyle bir durumun beklentileri aşmadığını ancak tüm tedbirlerin alındığını belirtti.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan ile görüşmeler yapıldığını söyleyen Sezer, Devlet Su İşleri ve Tarım ve Orman Bakanlığı yetkililerinin süreci yakından takip ettiğini aktardı. Yazlık seddeyle ilgili önlemler alınırken, bölgedeki ekipman ve makinelerin hazır olmasına dikkat ediliyor. Bosnaköy ve çevresindeki bağ evleri sahiplerine bölgeyi terk etmeleri konusunda uyarılar yapıldı; yırtılma riskine karşı yollar trafiğe kapatıldı. Ayrıca, Tunca Nehri kenarındaki Değirmenyeni köyünde yakın evlerdeki durumu da takip ettiklerini dile getiren Sezer, olası tahliyeler için vatandaşların hazır olmalarını istedi. Önümüzdeki 24 saat kritik bir dönem olacak.

Sezer, Meriç ilçesine bağlı Küplü beldesinde yaşanan taşkın nedeniyle yazlık sedde hylarası ve tahliye çalışmalarının sürdüğünü belirtti. DSİ ekipleri, bölgeye ilave makine ve tahliye motorları sevk ederek bir yandan suyu boşaltmaya çalışıyor. Yarılan noktaların onarıldığını ve bölgede güçlendirme çalışmalarının devam ettiğini aktardı. Son olarak, Sezer, Meriç ve Tunca nehirleri arasındaki İki Köprü Arası adasında incelemelerde bulundu ve yanındaki seddelerin güçlendirilmesi yönünde talimat verdi. Katılımcılar arasında 54. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Yüksel Kolcu, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan ve ilgili kurum müdürleri de yer aldı.

Benzer Haberler

İsrail'in Lübnan'a Saldırıları Kan Alıyor: 1094 Ölü, 3119 Yaralı!

İsrail'in Lübnan'a Saldırıları Kan Alıyor: 1094 Ölü, 3119 Yaralı!

İsrail'in Lübnan'a gerçekleştirdiği saldırılar 2 Mart'tan beri devam ediyor, can kaybı ve yaralı sayısı giderek artıyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı açıklamasına göre, saldırılar sonucu ölenlerin sayısı 1094'e, yaralıların ise 3 bin 119'a çıktı. Bu kayıplar içerisinde çocuk ve kadınlar da bulunuyor. Ayrıca, saldırılarda 42 sağlık çalışanı hayatını kaybetti ve 119 sağlık çalışanı yaralandı. Lübnan hükümeti ise ülkedeki yerinden edilenlerin sayısının 1 milyon 162 bine ulaştığını açıkladı.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Lübnan'dan atılan füzelere karşılık olarak ülkenin kuzeyinde sirenlerin çaldığı ve hava saldırılarının başlatıldığı duyuruldu. Beyrut başta olmak üzere Lübnan geneline düzenlenen yoğun hava ve deniz saldırıları, kara operasyonlarıyla devam ediyor. Bölgedeki çatışmaların şiddeti sürerken, Lübnan'daki güvenlik durumu ve insani kriz daha da derinleşiyor.
Kriz bölgede devam ederken, bölgedeki gelişmeleri ve savaşın etkilerini takip etmeye devam ediyoruz.

Makine İhracatında Yüzde 4,5 Artışla Göz Kamaştıran Performans

Makine İhracatında Yüzde 4,5 Artışla Göz Kamaştıran Performans

Türkiye makine sanayisi, yılın ilk iki ayında 4,4 milyar dolar ihracatla dikkat çekiyor. Artan fiyatlar ve yeni pazar fırsatlarıyla sektör büyümesine devam ediyor.

ABD Orta Doğu'ya Yeni Kuvvetler Gönderiyor: İran'a Karşı Kritik Operasyon Seçenekleri Gün yüzünde

ABD Orta Doğu'ya Yeni Kuvvetler Gönderiyor: İran'a Karşı Kritik Operasyon Seçenekleri Gün yüzünde

ABD, İran’a olası müdahale öncesinde Orta Doğu’ya yeni kuvvetler konuşlandırıyor. Amerikan kuvvetleri, bölgedeki kriz ihtimaline karşı hızlı ve esnek hareket kabiliyetine sahip birlikleri sevk etmeye hazırlanıyor. Pentagon, 82. Hava İndirme Tümeni'nden yaklaşık 2 bin askerin Körfez bölgesine sevk edilmesini planlıyor ve bölgedeki askeri seçenekleri genişletiyor. Bu gelişmeler, İran’a yönelik olası kara ve deniz operasyonları senaryolarını gündeme getirirken, Hürmüz Boğazı ve Hark Adası gibi stratejik noktalar üzerinde yoğunlaşan planlar dikkat çekiyor.

 

ABD, Orta Doğu’da hazırlıklarını hızlandırırken, 82. Hava İndirme Tümeni’nin bölgeye sevki gündemde. Bu birlikler, hızlı müdahale gücü olarak kullanılmak üzere stratejik noktalara paraşütle inebilecek ve kritik altyapıları ele geçirebilecek kapasitede donatıldı. The Telegraph’e göre, bu askeri birlik, İkinci Dünya Savaşı’dan bu yana Amerika’nın en efsanevi ve deneyimli güçlerinden biri olmuştur ve Irak, Afganistan ile Rusya-Ukrayna krizinde aktif rol almıştır.

 

Beyaz Saray yetkilileri, tüm askeri seçeneklerin masada olduğunu belirterek, özellikle İran’a karşı olası kara ve deniz operasyonlarını değerlendiriyor. İran’ın deniz trafiğini kontrol eden Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması senaryosu, olası bir müdahale planında önemli bir yere sahip. Ayrıca Hark Adası’nın kontrol edilmesi de ihtimaller arasında bulunuyor. Uzmanlara göre, bu adaların ele geçirilmesi, yoğun hava bombardımanı ve deniz piyadelerinin amfibi destekleriyle gerçekleştirilebilir. Ancak, İran’ın füze ve insansız hava araçları tehdidi, operasyonların risklerini artırıyor.

 

En ciddi ve karmaşık seçenek ise, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarını ele geçirmek amacıyla doğrudan kara operasyonlarıdır. Analistler, bu tür bir müdahalenin yüksek kayıp ve zorluk riskleri taşıdığını, olası çatışmanın genişlemesiyle maliyetlerin hızla artabileceğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, Washington’un diplomatik çabalarını da sürdürülebilir tutmaya çalışırken, bölgesel ve global güvenliği sağlamak adına her seçeneği masaya yatırdığına vurgu yapıyor.