Dünya Sağlık Örgütü, Ebola salgını nedeniyle küresel acil durum ilan etti. Doğu Kongo'da en az 131 kişinin yaşamını yitirdiği ve 513 şüpheli vakanın görüldüğü bildirildi. Komşu Uganda'da ise bir ölüm ve bir vaka kayıtlara geçti. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, salgının hız ve yayılma potansiyeli nedeniyle ciddi endişeler taşıyor. Ghebreyesus, İsviçre'deki Dünya Sağlık Asamblesi'nde yaptığı açıklamada, “Çatışmalar, ekonomik krizler ve iklim değişikliği gibi faktörler bu krizleri daha da derinleştiriyor” ifadelerini kullandı.
Dünyada art arda yaşanan COVID-19, kolera, çiçek hastalığı ve hantavirüs gibi salgınlar devam ederken, uzmanlar Ebola salgınıyla ilgili artan endişelerini dile getiriyor. Sınır Tanımayan Doktorlar yardım kuruluşundan Esther Sterk, “Ebola'nın hızlı gelişmesi ve geç teşhis edilmesi endişe yaratıyor. Virüs ciddi ve ölümcül sonuçlara yol açabilir” dedi. Salgın, Kongo'da nadir görülen Bundibugyo virüsünden kaynaklanmakta olup, bu virüse karşı aşı ve tedavi mevcut değil. Kongo'da 1976'dan beri 17 Ebola salgını yaşandı ve toplamda 4 binden fazla kişi hayatını kaybetti.
Virüs, meyve yarasalarından insanlara bulaşıyor ve yoğun semptomlar ile kendini gösteriyor. Şiddetli ateş, kusma, ishal, kas ağrıları ve organ yetmezliği yaygın belirtiler. Salgın bölgesinde çatışmalar ve yerinden edilme nedeniyle hastalığın kontrol altına alınması zorlaşıyor. Ayrıca cenaze törenlerinde cesetlerle temasın virüsün yayılmasında etkili olduğu bildirildi. ABD'li bir doktorun virüse yakalanması ve Almanya'da tedavi edilmesiyle birlikte, ABD de sınırlarını Ebola riskine karşı sıkılaştırmaya başladı. Son 21 gün içinde Kongo, Uganda veya Güney Sudan'a seyahat edenlerin girişleri kısıtlandı ve havaalanlarında Ebola taramaları arttı. ABD Başkanı Donald Trump ise salgından endişe ettiğini söylerken, Afrika'daki gelişmeler endişeleri artırdı.