Demokratik Kongo Cumhuriyeti, şimdiye kadar görülmemiş bir Ebola salgınıyla karşı karşıya. Resmi bilgiler, vakaların ve ölümlerin oldukça arttığını gösterirken, yardım kuruluşları gerçek rakamların çok daha yüksek olabileceğine dikkat çekiyor. Ituri ve Mongbwalu gibi şehirlerde sağlık altyapısının yetersizliği nedeniyle bölge halkı ciddi tehdit altında.
Oxfam, temaslı takibi ve temizlik imkanlarının yokluğu nedeniyle salgının kapsamının gizli kalmış olabileceğini vurguluyor. Ituri'de her 10 kişiden sadece ikisinin temiz suya ulaşabildiği, sağlık tesislerinin ise ciddi anlamda yetersiz olduğu belirtiliyor. Yaklaşık 140 bin nüfuslu Mongbwalu'da da hijyen şartlarının düşük olması, virüsün yayılmasını kolaylaştırıyor.
Salgına neden olan Ebola virüsünün nadir görülen bir tür olduğu ve halen onaylı aşı veya tedavior seçeneklerinin bulunmadığı, CDC tarafından da doğrulanıyor. Bazı vakaların sadece hayatlarını kaybettikten sonra tespit edilmesi ve temas takibinin düşük seviyede kalması, salgının kontrolünü güçleştiriyor. Area’da sağlık çalışanlarının ve hastanelerin saldırıya uğraması, hastanelerdeki durumu daha da zorlaştırıyor.
Uzmanlar, Ebola'nın vücut sıvılarıyla temas yoluyla bulaştığını belirtirken, yerel halkın geleneksel tedavi yöntemlerine yönelmesi ve sağlık hizmetlerine erişimin zayıf olması salgını daha da derinleştiriyor. Ayrıca, ABD’nin finansman desteğinin kesilmesiyle temaslı takibi ve sağlık altyapısının sorunları büyüyor. Salgını önlemek adına acil önlemler alınması şart, aksi takdirde milyonlarca insan daha risk altında kalabilir.
Ebola, ölümcül bir hastalık olmakla birlikte, enfekte kişilerin vücut sıvılarıyla temas yoluyla bulaşıyor. İlk belirtiler grip ya da soğuk algınlığına benzer olsa da, ilerleyen safhalarda kanama ve kusma gibi ağır semptomlar ortaya çıkabiliyor. Hastalığın etkili bir aşı ve tedavi yöntemi bulunmuyor. Uluslararası toplumun bölgedeki duruma kayıtsız kalmaması gerekiyor.