Dünyanın yeni bir çağa adım attığının en hazin örneklerinden biri, Venezuela Devlet Başkanı’nın gece yarısı eşiyle birlikte alınıp başka bir ülkeye götürülmesi olayıdır.Bu olay, uluslararası sistemdeki ciddi kırılmaları gözler önüne sererken, küresel güç dengelerinin hızla değiştiğine işaret ediyor. Venezuela liderinin kaçırılması, bölgesel istikrarsızlık ve insan hakları ihlallerinin yeni boyutunu gösteriyor.
Öte yandan, dünyada yaşanan gelişmeler sadece bu değil. ABD’nin Grönland’ı tehdit etmesi ve başka bir egemen ülkenin topraklarına hak talebinde bulunması, uluslararası hukuk ve sistemin ciddi ihlalidir. Bu tür olaylar, BM ve NATO gibi kurumların temelini sarsmakla kalmayıp, küresel güvenlik mimarisine de büyük darbe indirmektedir. Türkiye ise bu karmaşık ortamda güçlü durmak, diplomasi ve ilişkilerini güçlendirmek zorunda kalmıştır.
Türkiye’nin Gazze diplomasisinde aktif rol alması ve bu konuda gösterdiği kararlılık ise dikkate değerdir. 8 Ekim’den itibaren, Cumhurbaşkanı ve diğer yetkililer, bölgede masum sivillerin haklarını savunmak adına çeşitli platformlarda seslerini yükseltmektedir. Bu süreçte, Türkiye diplomasisinin İsrail hükümeti üzerinde ciddi bir baskı oluşturması ve uluslararası arenada önemli bir aktör haline gelmesi, önemli bir gelişmedir.