Günümüz dünyası sürekli bir değişim ve belirsizlik içinde ve bu durum endişe verici olabiliyor. TRT World Forum kapsamında gerçekleşen TRT Next Programı'nda Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, küresel dönüşüm, teknolojinin savaşlar üzerindeki etkisi ve bölgesel gelişmeler hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Duran, dünyada yaşanan değişimin bazılarını umut verici görürken, bazılarını ise kaygılandırıcı bulduğunu dile getirdi. Yeni bir döneme girdiğimizi ve bunun 'anlatı çağını' beraberinde getirdiğini belirten Duran, iletişim ve enformasyon alanında yaşanan hızlı gelişmelerin toplumu nasıl etkilediğine dikkat çekti.
Burhanettin Duran, teknolojinin savaşları nasıl şekillendirdiğine vurgu yaparak, 'Konvansiyonel savaşlar teknolojiyi geliştirdi, ancak teknolojiyi tekrar savaşları güçlendirmek için kullanıyoruz.' diyerek, yapay zekanın kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte, mecraların ve aplikasyonların insanlar üzerindeki denetiminin daha da arttığını belirtti. Algoritmalar, filtreler ve yankı odalarının bilinçli ya da bilinçsiz biçimde insanların düşüncelerini etkilediğine dikkat çeken Duran, yapay zekanın karar alma süreçlerini nasıl etkilediği konusunda uyarılarda bulundu. Ayrıca, nörobilime dayalı teknolojilerin yarı insan yarı makine sürecine doğru ilerlediğimizi vurgulayarak, etik ve bilinç sorularını gündeme getirdi.
İnsanların anlam arayışında olması ve algoritmaların bu süreçteki rolü üzerinde duran Duran, 'Algoritmalarla savrulmadan, hakikate ulaşmaya odaklanmalıyız.' diyerek, sağlıklı bir toplum ve dünya için bilinçli tercihler yapmanın önemine değindi. Ayrıca, günümüzde dünyadaki kutupluluk ve Türkiye’nin bölgesel rolü üzerine değerlendirmelerde bulunan Duran, 'Dünya nereye gidiyor belli değil, Türkiye söz sahibi olmalı ve adil bir geleceğe katkı sunmalı.' ifadesini kullandı. Bu çerçevede, BM reformları ve bölgesel krizlere karşı Türkiye’nin aktif politikalar uygulaması gerektiğini savundu.
Gazze’de yaşananlara da değinen Duran, bölgedeki trajedinin iki önemli sonucu olduğunu vurguladı. Bir yanda, uluslararası toplumun değerler etrafındaki çıkar çatışmasını gözler önüne sererken, diğer yanda ise Gazze’deki olaylara farklı ülkelerin gösterdiği tepkiyle umut ışığı doğduğunu belirtti. Dünya genelinde ve özellikle Avrupa ve ABD’de gösterilen desteklerin, insanlığın haksızlığa karşı haykırışını temsil ettiğini söyledi. Türkiye’nin de bu ortak tepkiyi büyütmesi ve gelecek nesillere barış mesajları vermesi gerektiğinin altını çizdi.
Duran, iletişim ve medya alanında yapılan çalışmaların hakikatin korunması ve dezenformasyonla mücadelede büyük önem taşıdığını vurguladı. Kamu diplomasisi, stratejik iletişim ve bilgi akışını sağlama çabalarının, insanlara gerçekleri ulaştırmada kritik olduğunu belirtti. Dijital çağda algoritmaların ülkelerin lehine çalışmasının mümkün olduğunu ancak bilinçli ve vatansever hareket edilirse hakikatin üstün gelebileceğine dikkat çekti. Günümüz dünyasında gerçek bilgi ve etik değerlere sahip çıkmanın, toplumun birlik ve beraberliğini korumanın anahtarı olduğuna vurgu yaptı.