Doğurganlık hızındaki azalma, uzun vadede yeni önlemler gerektirirken Türk Üreme Sağlığı ve İnfertilite Vakfı uzmanları, tüp bebek ve yumurta dondurma gibi yöntemlerin doğurganlığı koruma açısından büyük önem taşıdığını belirtiyor. Bu teknikler, bireylere üreme potansiyellerini daha ileri yaşlara taşıma şansı vererek, aile planlamasında yeni bir dönemi başlatıyor. Ayrıca, geciken annelik planlarının biyolojik sınırlarını yönetilebilir hale getiriyor. Çocuk sahibi olmayı erteleyenler, bu yeniliklerden faydalanarak doğurganlıklarını sürdürebiliyorlar.
Gebelik yaşlarının 40’lara yaklaşmasıyla artan kromozomal anomali riskine dikkat çeken uzmanlar, modern tıbbi gelişmeler sayesinde bu risklerin yönetilebildiğine vurgu yapıyor. Prof. Dr. Sezcan Mümüşoğlu, “Risk artışı söz konusudur ancak bu risk modern tıptaki gelişmeler sayesinde artık yönetilebiliyor” diyerek, erken ve bilinçli önlemlerin öneminin altını çizdi.
Üreme sağlığında erken koruma çağrısı yapan uzmanlar, sağlıklı gebelikler ve sürdürülebilir nesiller için yaşamın ilk dönemlerinden itibaren sağlık yatırımlarının yapılması gerektiğine işaret ediyor. Prof. Dr. Kübra Boynukalın, “Doğurganlık koruyucu yöntemlerin yaygınlaştırılması ve erken başvuru kültürünün oluşturulması, bireysel ve toplumsal doğurganlığı artırabilir” dedi. Bu sayede, toplumsal doğurganlık oranları yükselirken, bireylerin yaşam kalitesi de artabilir.