Türkiye’nin bölgedeki stratejik hamleleri, bölge ülkeleri ve dış aktörler arasında yeni çatışma ve gerilim alanları yaratıyor. Doğu Akdeniz’de Ankara’nın güçlenmesi ve Pakistan ile kurduğu derin askeri bağlar, bölgedeki istikrarı tehdit ediyor. Yunanistan ve İsrail ise bu gelişmeler ışığında endişelerini artırırken, bölgedeki dengelerin her an değişebileceği uyarısı yapılıyor.
Yunan basınına göre, bölgedeki yeni tabloyu şekillendiren üç ana hamle bulunuyor. Bunlar; Esad sonrası Suriye’de Türkiye ve İsrail arasındaki rekabetin derinleştiği, İsrail’in Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile birlikte hızla müdahale gücü kurma hazırlığında olduğu ve Türkiye’nin müttefiki Pakistan’ın Libya’nın doğusunda General Hafter güçleriyle askeri ilişkiler kurmasıdır. Bu gelişmeler, Doğu Akdeniz’deki güç dengesini sarsıyor.
Haberde, bu gelişmelerin İsrail’in Yunanistan’a uzanması öngörülen EastMed doğal gaz boru hattı projesiyle paralel ilerlemesi ise, Atina ve Tel Aviv’deki endişeleri artırıyor. Türkiye’nin deniz yetki alanlarına ilişkin tezleri, proje güzergahını doğrudan kesintiye uğratarak bölgedeki tansiyonu yükseltiyor.
Banking News ise, olası bir hızlı müdahale gücünün EastMed’in güvenliğini sağlamaya yönelik kurulabileceğine işaret ederken, Pakistan’ın Doğu Libya’da ‘eğitim’ bahanesiyle askeri varlıklar oluşturmasının, Türkiye’nin Batı Libya’daki etkisini artırdığını belirtiyor. Bu gelişmeler, Ankara’ya Doğu Akdeniz’deki baskılara karşı önemli bir manevra alanı sunuyor.
Haberde, Türkiye-Pakistan ikilisinin ilk aşamada doğrudan çatışmaya girmemesinin muhtemel olduğu, ancak gerilimin düşük yoğunluklu ve hibrit yöntemlerle tırmandırılabileceği ifade ediliyor. Türkiye’nin Suriye üzerinden İsrail üzerindeki baskıyı artırabileceği ve Pakistan’ın insansız hava araçlarıyla deniz sahasında tansiyonu yükseltebileceği öne sürülüyor. Yunanistan’ın ise NATO üyesi olması nedeniyle doğrudan hedef alınmasının riskli olduğu belirtiliyor.
Son olarak, Ankara’nın Pakistan’la kurduğu yakınlığın, sadece askeri değil aynı zamanda stratejik caydırıcılık mesajı taşıdığı vurgulanıyor. Uzmanlar, Türkiye’nin Pakistan’ı bölgedeki güç gösterisi ve olası askeri karşılıklar açısından önemli bir unsur olarak kullandığını belirtiyor. Bu adımlar, İsrail’i bölgedeki olası askeri girişimlerinden caydırmaya yönelik stratejik bir hamle olarak görülüyor.