Doğayla iç içe yaşama tutkusu, Beysun'u şehir hayatından uzaklaştırdı ve Sivas'ta kendine yeni bir yaşam kurmasını sağladı. Diyarbakır doğumlu Beysun, diş teknisyenliğinden emekli olduktan sonra Kovid-19 salgını döneminde şehirden uzaklaşarak, şehir merkezine 20 kilometre mesafedeki sakin bir bölgeye yerleşti. Günlerini doğada ve hayvanlarla iç içe geçiren Beysun, ihtiyaçlarını doğal yöntemlerle karşılıyor. Elektrik kullanmadan, suyu dereden alıyor, yemekleri odun ateşinde hazırlıyor.
Yaşam tarzını anlatan Beysun, eski alışkanlıklarını bırakmadığını ve doğayla bütünleşmiş bu yaşamdan büyük keyif aldığını belirtti. Hayvanlarına gösterdiği sevgi ve bakım ise dikkat çekiyor. Özellikle genetik yapısı yüzde 70 kurt, yüzde 30 Alman çoban köpeği olan Çekoslovak ırkı kurt köpekleriyle ilgileniyor. Bu ırk, saldırganlık ve itaatsizlik dışında köpek gibi davranıyor ve karakter olarak kurt özelliklerini koruyor. Yavrularıyla birlikte sürü halinde yaşayan bu köpekler, özgürlüklerine düşkün ve kafese alınamayan canlılar olarak biliniyor.
Hayvanların bakımı ve yasalar hakkında da bilgi paylaşan Beysun, hayvanlar için yasal izinleri Doğa Koruma ve Milli Parklar ile İl Tarım ve Orman Müdürlükleri'nden aldığını söyledi. Çocuklarının ısrarı sonucunda yaklaşık 1,5 yıl önce YouTube'da bir kanal oluşturan Beysun, burada hayvan sevgisini ve yaşam tarzını paylaşıyor ve 200 bine yakın takipçiye ulaşarak büyük bir başarı yakaladı. Paylaştığı videoların kurgu olmadığını ve hayvanların her birinin ayrı bir hayran kitlesi olduğunu ifade etti.
Kampına özellikle Türk kültürüne ait yırtıcı kuşlar da ilgi gösteriyor. Almanya'dan gelen bir arkadaşının hediyesi olan 'Tilla' adlı kuşunu 5 ay boyunca ev ortamında büyüten Beysun, Türkiye'nin ilk yasal şahin üretimini gerçekleştiren isim olarak gurur duyuyor. Şahinler, doğadan uçurulmadan bakılıyor ve kış aylarında dışarı çıkarmıyor. Kışın hava sıcaklıkları sıfırın altında 30 dereceye kadar düşse de, her gün kar temizliği yapıp yolları açıyor ve hayvanlarını zorlu koşullara rağmen doğada yaşamaya devam ediyor.
Türk kültürüne derin bağlılık hissettiğini dile getiren Beysun, yırtıcı kuşların güç sembolü ve avlanma yöntemleri olarak değer gördüğünü belirtti. Ayrıca, geleneksel Türk okçuluğu ile ilgilendiğini ve evinde eski Türk motiflerini ve sembollerini barındırdığını vurguladı. Kurt isimlerine ise Türk kültüründen esinlenerek 'Boz', 'Şayen', 'Dikkulak', 'Börte', 'Abray', 'Kunt', 'Yula' ve 'Aşina' gibi isimler verdi. Atatürk’ün sözlerini de hatırlatan Beysun, “Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.” diyerek, milli değerlere olan bağlılığını ifade etti.