Hakan Fidan, Gazze'de yaşanan insani kriz ve bölgesel gelişmeler hakkında önemli mesajlar verdi. Dışişleri Bakanı Fidan, Davos ziyaretinde Hadley Gamble'a yaptığı açıklamalarda, Gazze'ye yönelik girişimlerde yatırım eksikliği ve dış yatırıma ihtiyaç olduğunu belirtti. Türkiye'nin insani yardım ve uluslararası işbirliği konusunda aktif rol aldığını vurguladı.
Fidan, Türkiye'nin Gazze'ye olası asker gönderme ihtimaline ilişkin soruya, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katkı sağlamak için her şeyi yapmaya hazır olduğunu söylediğini hatırlattı. Ankara'nın bölgedeki barış planlarına destek verdiğini ve uluslararası istikrar güçleri ile işbirliği yapmaya hazır olduğunu dile getirdi. Ayrıca, ABD Başkanı Trump'ın Gazze çatışmalarını durdurabileceğine inandığını ve İsrail'in ihlallerine dikkat çekti. Fidan, Trump'ın ABD'nin baskı kurabileceğindeki rolüne vurgu yaptı.
Fidan, bölgesel gelişmelere ilişkin Suriye'de umut verici gelişmeler olduğunu ve çatışmaların sona ermesine az kaldığını belirtti. ülkeler, ABD ve uluslararası toplumun bölgedeki hızlı ve ortak hareket ediyor olmasını geçmişin ötesine geçmenin ilk adımı olarak nitelendirdi. Türkiye'nin bölgeyi daha iyi bir noktaya taşımak hedefinde olduğunu ve yapıcı bir rol oynadığını ifade etti. Ayrıca, ulus devletlerin işbirliğinin önemine değindi; hegemonya yerine, ortak platformların oluşması gerektiğinin altını çizdi.
Fidan, İran'ın bölgedeki önemi ve istikrarın sağlanması konusunda diyalog ve uzlaşı önerisinde bulundu. 2025'e kadar İran ve bölgesel olaylardan kaynaklanan beklentileri değerlendirdi. Ekonomik ve güvenlik politikalarında değişiklikler yapılması gerektiğinin altını çizdi ve İran'ın bu dönemlerde rejim değişikliğine ilişkin bir öngörüde bulunmadığını belirtti. Ayrıca, ABD'nin İran'a müdahale olasılığına karşı, diyalog ve gerilimsizlik çağrısı yaptı. İran'daki protestoların ekonomi ve halkın yaşam kalitesini doğrudan etkilemediğine işaret etti.
Fidan, Rusya-Ukrayna ve Suriye'de yaşanan gelişmeleri de değerlendirdi. Beşşar Esed sonrası bölgede yapılan görüşmelerden ve önceliklerden bahsetti. Suriye'de iç barış ve toprak bütünlüğü ile etnik ve dini grupların haklarının korunmasının önemine vurgu yaptı. BÖLGESEL DİYALOG ve İşbirliği çağrılarını tekrarlayarak, bölge ülkelerinin sorunları birlikte çözebileceğini açıkladı. Suudi Arabistan ve BAE arasındaki ilişkilerin iyileşmesine yönelik umutlarını dile getirdi.
Davos'ta Hadley Gamble'a yaptığı söyleşide, Obama döneminde ABD'nin PKK ve DEAŞ politikalarını, Türk-Amerikan ilişkilerini ve YPG/SDG'nin rolünü değerlendirdi. Türkiye'nin Suriye Kürtleri ve vatandaşlık hakları konusuna da değindi. Fidan, NATO ve uluslararası güvenlik konularını, Avrupa Birliği ile ilişkileri ve Türkiye'nin AB üyeliği konusunu da gündeme getirdi. AB'nin Türkiye'ye karşı kimlik siyasetini eleştirdi ve iki ülke arasındaki ekonomik ve siyasi ilişkilerin geleceğine ışık tuttu. Ayrıca, uluslararası ilişkilerde ülkelerin kendine özgü çıkarlarına göre hareket etmesinin önemine değindi.