Hakan Fidan, konuşmasında Türkiye'nin bölgesel ve küresel duruşunu net bir şekilde ortaya koydu. Lizbon’da gerçekleşen Büyükelçiler Konferansı’nda Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bölgedeki ve Avrupa’daki güncel güvenlik dinamiklerini değerlendirdi. Fidan, krizlerin sadece anlık sorunlar değil, tarihsel dönüşümlerin başlangıcı olduğunu vurguladı. Değişimin sorumlu bir şekilde yönlendirilmesini önemseyen Fidan, güncel sistemlerin yetersizliğine dikkat çekti ve değişime direnç gösteren sistemleri eleştirdi.
Korumacılığın yükselişte olduğunu belirten Fidan, “Sert gücün kullanımı artarken, teknolojik gelişmeler ve yapay zeka çatışmaların doğasını yeniden şekillendiriyor. Barış ve savaş arasındaki çizgi giderek bulanıklaşıyor” dedi. Ayrıca, stratejik avantajların teknolojiyi iyi kullanan ülkelerin elinde olacağını belirtti.
Fidan, Avrupa'nın güvenlik sorumluluğu ve Türkiye’nin bu sürece katkısı hakkında şunları kaydetti: “Kendi güvenliğimizi başkalarına devredemeyiz. Kendi evimizin güvenliği, varoluşsal bir gerekliliktir. Avrupa'nın da bizimle birlikte hareket etmesi gerekiyor.”
Gazze'deki durum ve bölgesel istikrar konusuna da değinen Fidan, bölgedeki çatışmaların nihai hedefinin egemen bir Filistin Devleti’nin kurulması olduğunu belirtti. Gazze’deki insani kriz ve Uluslararası hukuka aykırılıkların bölgebel ve küresel istikrarsızlığı artırdığını vurguladı. Suriye’de yapıcı diyaloğun, bölgesel barış ve sosyoekonomik gelişmeye katkı sağlayacağını dile getirdi.
Kişisel olarak Avrupa ile ilişkilerde, Türkiye’nin demografik ve ekonomik potansiyelinin Avrupa’nın stratejik çıkarlarını hızlandırmaya yardımcı olabileceğini söyledi. Türkiye’nin, AB dışı müttefiklerle iş birliği ve bölgesel istikrar çalışmalarına katkılarının önemine dikkat çekti.