Trabzon-Rize kıyılarında devam eden depremler ve tektonik hareketler, bölgenin yüksek risk altında olduğunu gösteriyor. Kandilli Rasathanesi’nin 126 yıllık kayıtlarına göre bölgede M>3 büyüklüğündeki depremler süreklilik arz ediyor. Bu durum, aktif fayzonunun varlığını ve bölgedeki jeolojik hareketliliği kanıtlıyor.Prof. Dr. Osman Bektaş, yükselen dağ kuşağının yerçekimi etkisiyle denize doğru çöktüğünü ve bu sürecin bölgedeki heyelanlar ve zemin kırılmalarını tetiklediğini belirtiyor.
Bektaş, 2024 yılında Rize’de meydana gelen 4,8 büyüklüğündeki depremin bu tektonik süreçlere dayandığını ve bölgedeki zemin yapısının kırılganlığını artırdığını söylüyor. Bu hareketler, yamaçların dikleşmesine ve kayaların kırılmasına yol açarak heyelan ve kaya düşmesine neden oluyor. Ayrıca, kıyı bölgelerindeki kritik altyapılar ve yerleşim alanları bu doğal tehlikelerden ciddi şekilde etkilenebilir.
Uzmanlar, yalnızca depremin büyüklüğüne değil, aynı zamanda zemin deformasyonlarına ve sürtünmelere odaklanıyor. Sığ depremler, özellikle M3-4 arasında olanlar, yerel dengeleri bozarak riskli alanlarda hareketlenmeye neden oluyor. Ayrıca, bu süreç yağışla birleştiğinde heyelan ve kaya düşmesi riskini artırıyor. Bölgede bulunan hastaneler, statlar ve havalimanları gibi kritik noktalar, bu jeolojik hareketlilikten dolayı dikkatle izlenmeli ve önlemler alınmalı.