Deprem felaketinin üçüncü yıldönümünde Türkiye risk yönetimi ve kentsel dönüşüm çalışmalarını hızlandırmalı. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin ardından geçen süre zarfında ülke genelinde yapılan çalışmalar ve alınan önlemler, henüz yeterli seviyeye ulaşmamıştır. Uzmanlar, her bölgenin kendine özgü risklerini tespit etmek ve buna uygun acil eylem planları geliştirmek gerektiğini vurguluyor. Ülkemizin afetlere karşı dayanıklılığını artırmak için risklerin bölge bölge belirlenip, yapı stokları gözden geçirilmelidir. Ayrıca, risk azaltma çalışmalarıyla birlikte yapı denetimlerinin güçlendirilmesi ve yeni inşaatlarda jeolojik etütlerin titizlikle yapılması kritik önemdedir.
İzmir gibi büyük şehirlerde özellikle 1975 öncesi inşa edilen ve 40 yaşını aşmış yapıların varsa da, 6.9 büyüklüğündeki bir depreme karşı dirençleri sorgulanmaktadır. Uzmanlar, hızlı ve etkili yenileme projeleriyle, riskli yapı stoğunun kentsel dönüşüm kapsamında yeniden inşa edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Zemin yapısı, özellikle alüvyon ve balçık etkili bölgelere yapılan binalarda deprem dalgalarının sert etkisi göz önüne alınmalı, bölgesel dönüşüm planları hızlandırılmalıdır.
Her büyük afet sonrası olduğu gibi, ülkemiz de afetlere karşı hazırlık ve bilinç seviyesini artırmak adına önemli dersler çıkarmaktadır. Uzmanlar, risklerin doğru tespiti ve hızlı reaksiyonun, can kayıplarını minimize etmekte temel önemde olduğunu belirtiyor. Ayrıca, afet müdahale planlarının güncellenmesi ve eğitimlerin hızlandırılmasıyla birlikte, güçlü bir bilinç ve organizasyon altyapısının oluşturulması gerekiyor. Geçmişteki acı deneyimler, bu sefer de benzer önlemler alınmazsa daha büyük kayıplara yol açabileceğine işaret ediyor.