Antalya’da düzenlenen deprem zirvesinde yapılan açıklamalar, kentin geleceğine dair endişeleri yeniden gündeme taşıdı. Özellikle Prof. Dr. Şükrü Ersoy’un “Türkiye’de diri fay sayısı 700’e ulaştı” sözleri ve depremle ilgili yapılan 'asıl sorun denetim' çıkışı dikkat çekti. Turizm cenneti olarak bilinen Antalya için yapılan uyarılar sonrası gözler şimdi kentsel dönüşüm ve yapı güvenliği adımlarında. Zirvede, afet riskleri, yapıların durumu ve denetim süreçleri detaylı şekilde ele alındı.
ANTİAD tarafından düzenlenen ‘Antalya’da Deprem Bilinirliği ve Kentsel Dönüşüm Zirvesi’nde, inşaat mühendisleri, şehir plancıları ve jeoloji uzmanları önemli değerlendirmelerde bulundu. Toplumda afet bilincinin artırılması ve yeni planlamaların yapılması gerektiği vurgulandı. Antalya’nın desteğiyle alınacak önlemler, kentte yaşayanların güvenliği açısından büyük önem taşıyor.
Deprem ve kentsel dönüşüm konularının ortak akılla ele alınması gerekiyor. Zirvede konuşan ANTİAD Başkanı Bilal Köleoğlu, “Deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülkede herkesin ortak sorumluluğu güvenli şehirler inşa etmektir” dedi. Köleoğlu, toplumsal farkındalığın artırılması ve bilincin her bireyde oluşmasının önemine dikkat çekti. Bu bilinçle hareket edilmesi halinde, Antalya’nın deprem riskine karşı daha dirençli hale geleceği ifade edildi.
Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim ve Afet Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şükrü Ersoy ise sunumunda Antalya’nın jeolojik yapısı ve afetlere karşı aldığı önlemler hakkında bilgiler verdi. Türkiye’nin Alp-Himalaya dağ kuşağında yer aldığını hatırlatan Ersoy, bölgedeki depremlerin devam edeceğine işaret etti. Antalya’nın turizm kenti olması nedeniyle nüfus yoğunluğunun arttığını ve bu durumun riskleri büyüttüğünü belirtti. Ersoy, “Antalya gibi yoğun yapılaşmaya sahip kentlerin planlama ve denetim süreçlerini hızlandırması gerekiyor” dedi.
Prof. Ersoy, Türkiye’nin depremle mücadele kapasitesine inançlı olduklarını ancak ciddi denetim ve mesleki etik konusunda sorunlar yaşandığını söyledi. Diri fay sayısının 150’den 700’e yükselmesinin, ülkenin deprem yapılarına ilişkin bilinç seviyesini artırması gerektiğine işaret etti. Türkiye’deki yapısal riskleri azaltmak ve güvenli yapılaşmayı teşvik etmek için çalışmalar devam ediyor. Güçlü teknik altyapı ve denetimlerin, depremin önlenemeyeceği gerçekliğiyle uyumlu hareket edilmesini sağladığı belirtildi.