Türkiye, yenilenebilir enerji stratejisinde önemli bir adım atıyor ve deniz üstü rüzgâr projeleri için yatırım hazırlıklarını tamamlıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, ilk büyük ölçekli deniz üstü rüzgâr santrali yatırımı kapsamında YEKA şartname taslağını duyurdu. Bu kapsamda, toplamda 1 gigavatlık bağlantı kapasitesi, 49 yıllık kullanım hakkı ve 3 yıl inşaat süresi ile cazip bir yatırım taahhüt ediliyor. Yarışmalar kapsamında elektrik satış fiyatları, tavan 11 sent ve taban 7 sent olarak belirlenmiş olup, yerli üretim zorunluluğu yüzde 25 oranında olacak. Toplam 1000 megavatlık santral yatırımı için düzenlenecek yarışma, uluslararası tedarikçilerin ilgi göstermesiyle yeni teknolojilere kapı aralıyor. İzin süreçlerinin tamamlanmasının ardından, ilk yarışmanın tarihleri açıklanacak.
Deniz üstü rüzgâr enerjisi, yüksek verimlilik ve deniz suyunun soğutma avantajıyla karasal projelere göre 2.5-3 kat daha maliyetli olsa da, enerji üretiminde %30-50 fark yaratıyor. Türkiye’nin 2035 hedefleri doğrultusunda, yaklaşık 15 milyar dolar yatırımla 5 gigavatlık kapasite hedefleniyor. Bu yatırım, ilk aşamada 1 gigavatlık projeyle başlayacak ve Türkiye’yi enerji sektöründe bölgesel bir güç haline getirecek. Uzmanlar, 2030 ve sonrası için deniz üstü rüzgâr potansiyelinin büyük ekonomik ve istihdam yaratma potansiyeli olduğunu söylüyor.
Türkiye’nin ilk deniz üstü santrali, 2030 civarında devreye girmesi planlanıyor. Bu projeler, yalnızca enerji değil, limanlar, gemi hizmetleri ve mühendislik gibi geniş bir ekosistemi de kapsayacak. TÜREB Başkanı İbrahim Erden, bu projenin ekonomiye ve istihdama katkılarını vurguladı ve Türkiye’nin bölgesel güç olma yolunda önemli bir adım attığını belirtti. Ayrıca, teknik olarak yaklaşık 75 gigavat potansiyeli olan ülke, 2040’a kadar 3.5 gigavat kurulum ile 4 milyar doların üzerinde ekonomik katkı ve 32 bin yeni iş olanağı öngörüyor. Eğer büyüme hızlanırsa, bu rakamlar 7 gigavat ve 16 milyar dolara ulaşabilir.