Yargı tarihimizin her safhası iftihar değil tartışma ve gelişim alanı olmuştur.Danıştay’da düzenlenen 158. kuruluş yıl dönümü ve Danıştay ve İdari Yargı Günü törenine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaptığı konuşmada yargı ve anayasa konularına değindi. Erdoğan, yargının tarih boyunca karşılaştığı provokasyonlara ve hukuki sınırların zorlandığı olaylara dikkat çekerek, yargının bağımsız ve tarafsız kararlar almasının temel ilke olması gerektiğini vurguladı.
Başta Yassıada ve 12 Eylül darbesi olmak üzere yargı tarihimizin birçok safhasının iftihar değil, ders ve gelişim alanı olduğunu belirten Erdoğan, yakın dönem siyasi olaylarına da değinerek, 17-25 Aralık gibi yargıya sızmış örgütlerin meşru hükümeti devirmeyi amaçlayan girişimlerine işaret etti. Yargı yetkisinin usul ve hukuka uygun kullanılmasının önemine dikkat çeken Erdoğan, yargının yasama veya yürütmeye vesayet etme hakkı olmadığını söyledi.
Türkiye’nin temel anayasalarının uzun tarihi sürecine de vurgu yapan Erdoğan, 1868’de kurulan Şura-yı Devlet’in ve arka planındaki Osmanlı reformlarının önemine değindi. Anayasanın devlet yapısını ve vatandaş ilişkilerini belirleyen temel belge olduğunu hatırlatan Erdoğan, günümüzde yeni bir anayasa ihtiyacının kaçınılmaz olduğunu belirtti. Ayrıca, toplumun katılımıyla özgür ve sivil bir anayasa yapılması çağrısı yaptı ve bu adımın hukuku, demokrasiyi ve devleti güçlü kılacağını ifade etti.
Danıştay Başkanı Zeki Yiğit de, mevcut anayasanın “olağanüstü dönemde vesayetçi” bir anlayışla hazırlandığını dile getirerek, yeni anayasa taleplerine vurgu yaptı. Yiğit, “Türkiye, özgür ve sivil bir ortamda, millet iradesiyle inşa edilmiş bir anayasa ile huzur bulabilir” diyerek, sivil anayasanın birlik ve beraberliği güçlendireceğini belirtti. Bu yeni anayasanın, topluma ve devlete güçlü bir dayanak olmasını hedeflediklerini söyledi.