Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesel barış ve güvenlik konularında net mesajlar verdi. Suudi Arabistan'ın Şarkul Avsat gazetesinde yayımlanan mülakatta, Türkiye–Suudi Arabistan ilişkilerini güçlü bağlar ve bölgesel sorumluluk bilinci çerçevesinde değerlendiren Erdoğan, ikili ilişkilerin ötesine geçen stratejik önemi vurguladı. Ayrıca bölgesel meselelerde diyalog ve iş birliğinin önemine değinerek, ekonomik, enerji, turizm ve savunma alanında sürdürülebilir projeleri hedeflediklerini belirtti. Filistin, Gazze’de kalıcı ateşkes ve Suriye meseleyinde iş birliği çağrısı yapan Erdoğan, yeni projelerin somut ve yerel odaklı olmasını önemsiyor.
İran’la yaşanan gerilim ve olası çatışmaların önüne geçmek adına barışçıl yolları tercih ettiklerini anlatan Erdoğan, diyalog ve sağduyu zemininde çözüm arayışlarının sürdüğünü söyledi. Türkiye’nin İran ve ABD arasında arabulucu rol üstlenmeye hazır olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, bölgedeki tüm gelişmelerde istikrar ve güvenlik için aktif çaba sarf ettiklerine vurgu yaptı. Gazze’de ikinci aşama barış planı ve insani yardım çalışmalarına da değinen Erdoğan, sahada güvenin tesis edilmesine odaklanmaya devam ettiklerini ifade etti.
Suriye’deki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulunan Erdoğan, askeri ve diplomatik destekle yeni bir siyasi ufuk açıldığını, toprak bütünlüğü ve ulusal birliğin güçlendirilmesinin öncelikli olduğunu söyledi. Ayrıca, bölgedeki yaşananlar Suriyelilerin iradesiyle şekillenmeye devam ediyor ve Türkiye, komşu ülke sınırları ve terör tehditleri konusunda hassasiyetini sürdürüyor.
Sudan’daki iç savaşın endişe verici boyutlara ulaştığını ve barış ortamının sağlanması için Türk diplomasisinin yoğun çaba harcadığını aktaran Erdoğan, Port Sudan’daki TİKA ve Ziraat Bankası şubesinin tekrar faaliyete geçtiğini, Türk Hava Yolları seferlerinin başladığını belirtti. Sudan halkının ağır bedeller ödediğine dikkat çeken Erdoğan, bölgedeki bölünmüşlüğü aşmak ve barışın kalıcı hale gelmesi için uluslararası destek çağrısında bulundu.
Somaliland meselesine değinen Erdoğan, İsrail’in bu bölgeyi tanıma girişimini gayrimeşru bulduğunu ve Türkiye’nin Somali’nin toprak bütünlüğünü savunmaya devam edeceğini belirtti. Birleşmiş Milletler kararları ve bölge ülkelerinin tutumlarına vurgu yaparak, uluslararası hukuka uygun hareket etmenin önemine işaret etti.