Türkiye’de coğrafi işaretli ürünlerin denetimi ve markalaşması yeni bir döneme giriyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, kültürel mirası ve yerel kalkınmayı desteklemek amacıyla hazırladığı yönetmelik taslağını görüşe açtı. Bu düzenlemeyle birlikte, coğrafi işaretli ürünlerin tüketici tarafından daha kolay tanınması ve denetimden geçmiş ürünlerin uluslararası pazarda hak ettiği değeri bulması amaçlanıyor. Türkiye’de tescilli coğrafi işaretli ürün sayısı 1800’ü aşarken, özellikle tarım ürünleri öne çıkıyor.
Yeni sistemde, ürünlerin üzerinde kullanılacak turuncu etikette amblem ve etiketin görünürlüğü önemli olacak. Dış ticarete konu ürünlerde ise İngilizce etiket kullanılabilecek ve etiketlerin boyutları 10x20 milimetreyi aşmayacak. Ayrıca, ürün üzerindeki sertifika numarasıyla birlikte, kontrol ve izleme süreçleri daha etkin hale getirilecek. Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, yetkilendirilmiş kontrol ve sertifikasyon kuruluşları aracılığıyla ürünlerin kayıt altına alınması ve üretimden tüketime kadar izlenebilirliği sağlayacak.
Yönetmelik, yemekler ve çorbalar gibi beslenme ürünlerini kapsam dışı bırakırken, uygun olmayan ürünlerde yaptırımlar ve sistemden men edilme gibi önlemler uygulanacak. En önemli gelişmelerden biri ise, bu yeni düzenlemelerin 1 Ocak 2027’den itibaren yürürlüğe girmesi planlanıyor. Bu adımlar, yerel ürünlerin ekonomik değerinin artması ve tüketicilerin güvencesi açısından büyük önem taşıyor.