Adalet Bakanlığı, suça sürüklenen çocuklar konusunda dünya genelinde kabul gören diversiyon sistemini hayata geçirmeye hazırlanıyor. Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Daire Başkanı Meral Gökkaya, TBMM Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu’nda diversiyon modelinin detaylarını ve farklı ülkelerdeki uygulamalarını anlattı. Bu sistemle amaç, çocukların suç işlemeleri halinde yargı sürecine girmeden uygun eğitim ve rehabilitasyon programlarına tabi tutulmasıdır.
Diversiyon, “Kanunla ihtilaf halindeki çocukların resmi adalet sistemi dışında tutulması ve alternatif usullere tabi olması” şeklinde tanımlanıyor. Bu modelde çocuklar belli kurallara uyduklarında suç soruşturması veya yargılaması kapanmış olur; uymadıklarında ise yeniden yargılama başlatılır. Gökkaya, amacın affetmek değil, çocukların tekrar suç işlemelerini önlemek, toplumsal uzlaşıyla zararların giderilmesi olduğunu vurguladı. Bu yaklaşım, çocukların toplumla bütünleşmesini ve tekrar suç makinesi olmamalarını hedefler.
Televizyon ve dizilerde gördüğümüz yargılama süreçleriyle ilgisi olmayan diversiyon, özellikle yargılanan çocukların cezaevine girmeden korunmasını sağlıyor. Gökkaya, “Cezaevleri caydırıcı olmuyor. Yargılanma korkusu ile suçunu kabul eden çocuklar, hapis sonrası kendilerini suçlu hissetmeye devam ediyorlar. Bu nedenle, mahkemeye çıkmak ve cezalandırılmak yerine, eğitici ve rehabilite edici programlar tercih ediliyor.” diye ekledi. Almanya, Hollanda ve İtalya gibi ülkelerde uygulanan sistemler, Türk uygulamasına örnek teşkil edecek nitelikte.
Hollanda, “HALT” adıyla uygulanan “durdurma sistemi” ile, Almanya ise 14-21 yaş arasındaki gençler için diversiyon imkanları sunuyor. Bu uygulamalar, çocukların hatalarını tekrar etmelerini engellemeye odaklanıyor ve suç oranlarını azaltmayı amaçlıyor. Uzmanlar, değerli olma arzusu ve ailesel sorunlar nedeniyle suça sürüklenen çocukların, illegal gruplar tarafından manipüle edilebildiğine dikkat çekiyor. Bu durum, gençlerin kimlik gelişimini ve adalet duygusunu olumsuz etkiliyor.