Bir etkinlikte cinsiyet temelinde ayrımcılık yapıldığı iddiasıyla başlayan süreç, işletmeye ciddi para cezasıyla sonuçlandı.
Başvuran, 8 Şubat 2025'teki müzik etkinliğine biletleriyle katılmak istediğini, ancak kapıdaki güvenlik görevlileri tarafından içeri alınmadığını belirtti. Güvenlik ekipleri, damsız giriş yapılamayacağı gerekçesiyle kendilerini mekandan uzaklaştırdı. Biletlerini ibraz etmesine rağmen, görevliler bilet ücretinin iade edilebileceğini dile getirerek, içeri alınmadıklarını ifade etti. Ayrıca, etkinlik kurallarında iki erkeğin içeri alınmayacağına dair herhangi bir düzenlemenin bulunmadığını, sadece kadın ve erkek sayısının dengelenmesine dikkat edileceğine dair ibare olduğunu vurguladı. Duruma itiraz eden başvuran, elektronik posta yoluyla şikayette bulundu.
İşletme tarafından gelen yanıt ise, kadınların huzurunun korunması amacıyla bu uygulamaların yapıldığını, cinsiyet ayrımcılığı olmadığı ve bilet iadesi yapıldığı şeklindeydi. Ancak TİHEK incelemesi, başvuranın yalnızca erkek olması nedeniyle mekâna alınmadığının açık olduğunu belirtti. Mahkeme, varsayımlarla yapılan uygulamanın toplumsal önyargılara dayandığını ve cinsiyet temelinde ayrımcılık oluşturduğunu vurguladı. Ayrıca, olası olumsuz durumların önüne geçmek için alternatif güvenlik önlemlerinin alınabileceği ifade edildi. Kurul, bu uygulamanın Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu kapsamında doğrudan ayrımcılık sayılmasına karar verdi ve işletmeye 256 bin 357 lira idari para cezası verilmesini kararlaştırdı.
Avukat Ayşenur Akdemir Çelik, bu kararın önemine dikkat çekerek, mecra işletmelerinin genellikle “damsız giriş olmaz” uygulaması olduğunu belirtti. Ancak, somut olayda kişilerin herhangi bir değerlendirmeye tabii tutulmaksızın, cinsiyetlerine göre ayrımcılık yapıldığını vurguladı. Çelik, “İşletmenin savunmasında kadınları koruma amacıyla yapıldığı ifade edilse de, erkek müşterilerin potansiyel tehdit varsayımı toplumsal önyargıların ürünüdür ve hukuken düzgün değil” dedi. Bu kararın, toplumda eşitlik ilkesinin korunması adına önemli olduğunu belirtti.