Çin ve Rusya liderleri Pekin’de tarihi bir araya geldi. Çin’in başkenti Pekin, uluslararası görünümde kritik bir döneme tanıklık ediyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın ziyaretinin hemen ardından, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Çin’e geldi. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Putin’in iki günlük ziyaretinde, Çin-Rusya ilişkilerinde yeni bir sayfa açıldı. Tiananmen Meydanı’nda düzenlenen devlet töreni ve ardından yapılan görüşmeler, iki ülke arasındaki güçlü bağları yeniden pekiştirdi.
Görüşmelerde, 2001’de imzalanan “Çin-Rusya İyi Komşuluk, Dostluk ve İşbirliği Anlaşması”nın uzatılması kararlaştırıldı. Çin Devlet Başkanı Şi, bu anlaşmanın iki ülke arasındaki uzun vadeli dostluğun temelini oluşturduğunu belirtti. Ayrıca, liderler çok kutuplu dünya ve yeni uluslararası sistem oluşturma kapsamında ortak bildiri kabul etti. Bildiride, küresel güçlerin dengelenmesi ve uluslararası ilişkilerin demokratikleşmesine vurgu yapıldı. Taraflar, tek taraflı yaklaşımların ve hegemonya politikalarının kabul edilemez olduğunu vurguladı ve tüm devletlere özgürlük çağrısı yaptı.
Şi Cinping, İran’daki çatışmalara da değinerek, “Körfez ve Orta Doğu’da savaşlar sona ermeli, müzakerelere dönülmeli” çağrısında bulundu. Putin ise, Rusya-Çin ilişkilerinin güçlenmeye devam ettiğinden bahsederek, “Orta Doğu’da devam eden krizler ve enerji tedariki konusunda, iki ülke de sorumlu ortaklar olarak yan yana duruyor” şeklinde konuştu. Ayrıca, Putin’in 26 yıl önce Çin’e yaptığı ilk resmi ziyarette tanık olduğu küçük çocuğun, bu kez yetişkin olarak kendisine hediye ettiği porselen çay takımıyla sembolik bir buluş gerçekleşti. Ayrıca, Putin’e o zamanlar çekilen ikonik fotoğraf da imzalandı.
Çin’de, ABD Başkanı Donald Trump için yapılan görkemli karşılamanın Putin için de tekrarlanması dikkat çekti. Uzmanlar, bu jestin Çin’in Rusya’ya gösterdiği önemi vurgulamaya ve yakın müttefiki Rusya’ya “ABD ile eş düzeyde” mesajı vermeye çalıştığını belirtiyor.