ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in görüşmesi dünya gündeminde önemli yer tuttu. Dün Pekin’de gerçekleşen ve tüm dünyanın merakla takip ettiği bu görüşme, iki ülke liderinin gelecekteki ilişkileri adına büyük önem taşıyor. Tiananmen Meydanı’nda düzenlenen resmi karşılama töreni, iki tarafın da diplomatik ilişkilerde gösterdiği önemi ortaya koydu. Trump, Çin’e yaptığı 3 günlük ziyareti kapsamında Şi ile önemli bir görüşme gerçekleştirdi.
Görüşme öncesi ve sonrası verilen mesajlar dikkat çekti. Çin lideri Şi, Çin-ABD ilişkilerinde yeni bir sayfa açmak istediklerini vurgularken, “Çin ve ABD zamanın sorunlarına birlikte yanıt vermeli” dedi. iki ülke arasındaki güç çatışmasının zorunlu veya kaçınılmaz olmadığını belirtti. Trump ise ilişkilerin her zamankinden iyi olacağına inanarak, “Zorluklara rağmen üstesinden geldik. Birlikte harika bir gelecek kuracağız” sözleriyle güven verdi. Şi’yi “harika bir lider” olarak nitelendiren Trump, ikili görüşmenin ardından yapılan akşam yemeğinde işbirliği mesajlarını tekrarladı.
Görüşmeler yaklaşık iki saat sürdü. Liderler, yeni bir vizyon üzerinde mutabık kalırken, Çin’in ulusun yeniden canlanmasına ve ABD’yi büyük yapma hedeflerine duyulan inanç dile getirildi. Şi, gelecek üç yıl ve ötesi için ikili ilişkilerde stratejik bir yol haritası oluşması gerektiğini belirtti ve bu ziyaretin önemli bir dönüm noktası olacağını söyledi.
En dikkat çekici mesajlar Tayvan konusu üzerinden geldi. Şi, Tayvan meselesinin uygun şekilde ele alınmaması halinde iki ülke arasında çatışma çıkabileceğine işaret etti. Çin lideri, Tayvan’ın bağımsızlığı ve Tayvan Boğazı’ndaki barışın “uzlaşmaz” olduğunu vurguladı ve ABD’nin bu konuda daha dikkatli davranması gerektiğine dikkat çekti. ABD Dışişleri Bakanı Rubio ise, Tayvan’a karşı politikalarının tutarlı olduğunu ve statükonun korunmasının önemini belirtti. Çin’in Tayvan konusunda hak iddia ettiği, Tayvan’ın ise bağımsızlık talebinde bulunduğu bu ortamda, olası çatışma endişeleri gündemde kalmaya devam ediyor.
Trump, Fox News’e yaptığı açıklamada, Şi’nin İran konusunda yardımcı olmaya hazır olduğunu ve Hürmüz Boğazı’nın açık kalması için girişimlerde bulunmak istediğini belirtti. Çin liderinin İran’la anlaşma yapmak ve bölgedeki istikrarı sağlamak amacıyla şartsız destek verebileceğine inanıldığını söyledi. Ayrıca, Trump’a göre Şi, İran’a askeri destek verilmesine karşı olduğunu ve bu konuda kendisine güvence verdi. Beyaz Saray kaynaklarına göre, Trump ve Şi’nin Hürmüz’deki enerji ve güvenlik konularında mutabık kaldığına dair işaretler var.
ABD ve Çin, Hürmüz Boğazı’nın açık kalması ve İran’ın nükleer silah üretimini önleme konusunda ortak görüş belirtti. Rubio, Çin’in Tahran’a destek konusunda çekincelerini koruduğunu ve her iki tarafın da mevcut statükoyu desteklediğini dile getirdi. Görüşmenin sonunda, Trump ve Şi’nin ilişkilerini yeni bir seviyeye taşıma yönünde kararlılık gösterdiği ve ABD ile Çin’in kaderinin dünya güvenliği açısından kritik olduğu vurgulandı. Trump, Şi’yi 24 Eylül’de Beyaz Saray’a davet etmeyi dört gözle beklediklerini belirtti.