CES 2026, yenilikçi dış iskeletler ve robotların yanı sıra Türk girişimlerinin küresel sahneye çıkışını da gözler önüne serdi.Las Vegas'ta düzenlenen bu teknoloji fuarında, iki kilonun altında olan ve yapay zekâyla çalışan modern dış iskeletler büyük ilgi gördü. Bu ürünler, yürüyüş, koşu, doğa sporları ve yaşlıların hareket kabiliyetini artırmayı hedefliyor. Eski kökenleri 1960'lara uzanan dış iskeletler, artık kıyafet altına gizlenebilen ve sensörlerle donatılmış tasarımlara sahip. Günümüz modelleri, maliyet ve ağırlık açısından ciddi gelişmeler göstererek, aktif yaşamı destekleyen teknolojilere dönüştü.
Gelişmiş sensörler ve yapay zekâ algoritmalarıyla donatılan bu ürünler, kullanıcının yürüyüş hızını ve zemine uyumu optimize ediyor. Yaklaşık bin dolar seviyesindeki modeller dizleri destekliyor, sırtı güçlendiriyor veya bacak kaslarını eğitiyor. Çinli üretici Dnsys, saatte 27 km hızla koşabilen modelini tanıttı. Ayrıca, CES'te göze çarpan diğer teknolojik gelişmeler arasında dans eden, takla atan, piyano çalan ve masa tenisi oynayan robotlar da vardı. Bu robotlar, sektörün geldiği noktayı gözler önüne serdi ve fuarda ziyaretçilerden büyük beğeni aldı.
Güney Koreli LG Electronics, ev robotu LG CLOiD'yi ilk kez tanıtarak, günlük ev işlerini kolaylaştırmayı amaçlayan yeni nesil çözümler sundu. Singapur merkezli Sharpa ve Çinli EngineAI gibi şirketler ise insansı robotlar ve somutlaştırılmış zeka alanında önemli gelişmeler gösterdi. Uzmanlar, maliyetlerin düşmesi ve yazılımın gelişmesiyle bu robotların hem bireysel hem de kurumsal yaşamda yaygınlaşacağını öngörüyor. Ancak, bazı kötü buluşlar da vardı: Samsung'un Buzdolabı, Amazon'un kapı zilleri ve diğer cihazlar, gizlilik ve çevre endişeleriyle eleştirildi. Türk girişimleri, dünya sahnesinde kendilerini gösterdiği CES'te, inovatif projeleriyle fark yarattı. İstanbul Ticaret Odası ve Bakanlık destekli stantlarda, çok sayıda Türk şirketi yeniliklerini sergiledi ve global yatırımcıların ilgisini topladı. Türk Telekom'un yatırımları ve destekleriyle hızla büyüyen girişim ekosistemi, 600 milyon doları aşan portföy değeriyle, Türkiye'nin teknoloji alanındaki gücünü kanıtlıyor.