Çanakkale Kara Savaşları sırasında 25 Nisan 1915'te gerçekleşen kritik müdahale, savaşın seyrini değiştiren tarihi bir anıdır. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nden Dr. Öğretim Görevlisi İsmail Sabah, bu olayın 1956 yılında kaleme alındığını belirterek, yabancı literatürde Alan Moorehead'in yaptığı yorumların büyük öneme sahip olduğunu ifade etti. Moorehead, 57'nci Alay'ın Atatürk önderliğinde Conkbayırı'na yaptığı müdahaleyi, 'İtilaf güçleri açısından en büyük talihsiz rastlantı da küçük rütbeli bir Türk subayının o esnada orada bulunmasıydı' diyerek anlatır.
İlginizi Çekebilir: Çanakkale Savaşları ve Atatürk'ün Liderliği
25 Nisan 1915'te gerçekleşen büyük çatışmalarda, 57'nci Alay'ın Anzaklara karşı gösterdiği mücadele, savaşın en kritik anlarından biri olarak kabul edilir. ÇOMÜ'den Dr. Sabah, olayın başlangıcını şöyle anlatmıştır: '57'nci Alay, Bigalı köyünde 19'uncu Tümen'e bağlı olarak bulunurken, Arıburnu'nda Anzakların çıkmasıyla Mustafa Kemal Bey'in inisiyatifiyle harekete geçer. Saat 10.00 civarında Conkbayırı'na ulaşırlar.'
Bu müdahalenin savaşın seyrini değiştirici etkisi büyüktür. Dr. Sabah, Atatürk'ün askerlerin yorgunluğuna rağmen cesaretle hareket ettiğini ve çatışmayı kazanmak adına aldığı kararların savaş alanındaki kritik dönüşümleri temsil ettiğini belirtti. Atatürk, 57'nci Alay'a 'Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum' diyerek onları taarruza yönlendirmiştir. Bu emrin, savaşın kaderini belirleyen en önemli karar olduğu vurgulanmaktadır.
Atatürk'ün bu inisiyatifi sayesinde, çok daha fazla asker kaybı önlenmiş ve stratejik tepelere yapılacak düşman saldırıları engellenmiştir. Sabah, 'Bu müdahale, Çanakkale zaferinin kazanılmasında büyük bir pay sahibi olmuştur' diyerek, olayın tarihsel önemi üzerinde durdu. Ayrıca, 57'nci Alay'ın 20 Ocak 1916'ya kadar sürekli ön safta savaşarak, zaferin alınmasında büyük rol oynadığını sözlerine ekledi.
Yabancı literatürdeki en önemli yorumlardan biri olan Moorehead'in değerlendirmesi de, bu kritik müdahalenin ne kadar hayati olduğunu gözler önüne seriyor. Moorehead, 'Atatürk o tarihte erken saatte oraya yetişmiş olsaydı, harekat çok daha farklı sonuçlar doğurabilirdi' diyerek, bu olayın ne denli şans eseri ve stratejik olduğunu anlatıyor.