İsrail-İran savaşı bölgesel dengeleri temelden sarsıyor.Haaretz gazetesinde yayımlanan analizde, Körfez ülkelerinin güvenlik ve ittifak stratejilerini yeniden gözden geçirdikleri belirtiliyor. Yazı, Türkiye’nin gelişen bölgesel rolüne dikkat çekerek, bu durumun yeni bir düzen inşasında kilit rol oynadığını ortaya koyuyor.
Son dönemde Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki ilişkiler, bölgesel istikrar açısından kritik bir düzeye ulaştı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın bölge sorunlarını içten çözmenin, dış güçlerin dayatmalarını engelleyeceği yönündeki sözleri, Körfez ülkelerinde karşılık buldu. Ayrıca, Türkiye’nin gelişmiş savunma sanayiinin Körfez ülkelerine sağladığı güçlendirilmiş güvenlik alternatifleri, bölgesel dengeleri değiştirecek bir adım olarak görülüyor.
İsrail-İran çatışmasının 38. gününde, bölgedeki güç dağılımını yeniden şekillendiren gelişmeler öne çıkıyor. Uzmanlar, bu savaşın sadece kesinlikle askeri değil, aynı zamanda Körfez ülkelerinin ABD’ye olan bağımlılıklarını azaltma yönünde de önemli bir dönüşüm olduğunu belirtiyor. Körfez ülkeleri, İsrail ile benzer kaygılar taşımakla birlikte, Arap ülkeleriyle daha bağımsız hareket etme çabası içinde. Bu ise, İsrail’in bölgesel dışlanmasına zemin hazırlayabilir. Türkiye’nin ön plana çıkmasıyla, yeni bir bölgesel yapının temelleri atılıyor.
Emekli Büyükelçi Uluç Özülker’e göre, Türkiye’nin coğrafi konumu ve bölge ülkeleriyle kurduğu olumlu ilişkiler, bölgesel barış ve istikrar adına büyük bir avantaj. Türkiye, arabuluculuk ve barışın sağlanması konusunda aktif rol alarak, Orta Doğu ve Kafkaslar’da önemli bir güç konumuna gelebilir. Bu gelişmeler, Türkiye’nin bölge liderliği yolunda ilerlemesine işaret ediyor.
Diğer yandan, uzmanlar bölgede ciddi bir güç kaybı yaşanan ABD ve İsrail’in prestij kaybettiğine dikkat çekiyor. İran’ın bölgedeki etkinliği artarken, Türkiye’nin inisiyatif alabileceği boşluklar oluşuyor. Dumlupınar Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Prof. Hüsamettin İnaç, bölgedeki ittifakların yeniden şekillendiğini ve Türkiye’nin potansiyel büyük ittifaklar kurma yolunda ilerlediğini söylüyor. Körfez ülkeleri ise, Amerika ve İsrail’in bölgeden çekilmesiyle, yeni güvenlik anlaşmaları ve bölgesel savunma paktları arayışında. Bu yeni düzen, bölgenin yeni güç merkezinin Türkiye olma ihtimalini güçlendiriyor.