Bilim ve teknolojik gelişmelerin insanlığa katkısı, ahlak ve hukukla birleştiğinde anlam kazanır. Yılmaz, bu konudaki görüşlerini paylaşarak, bilim ve teknolojiyi ahlak, hukuk ve insani değerlerle bütünleştirmenin önemine vurgu yaptı. O, "Ahlakla, hukukla, merhametle, adaletle birleşmemiş bir bilimsel ve teknolojik ilerleme insanlığa çok fazla bir şey katmıyor. Tam aksine insanlığın daha yıkıcı hale gelmesine zemin hazırlayabiliyor" dedi. Türkiye'nin bu sorumluluğu bilerek hareket etmesi gerektiğine inanıyoruz.
Dünyada eski düzenin büyük oranda zayıfladığını ve bir geçiş sürecine girildiğini belirten Yılmaz, “Eski düzenin yok olduğu, yeni düzenin henüz şekillenmediği bu ara dönemler canavarlar dönemidir. Yani risklerin, belirsizliklerin, çatışmaların yoğunlaştığı dönemlerdir. Bu riskli, belirsiz dönemlerde doğru hareket edenler, istikrarını koruyanlar, iç bünyesini sağlam tutanlar, iyi stratejiler geliştirenler dünyadaki hiyerarşide farklı bir yere gelebilirler. Biz hem güçlü hem de haklı olacağız diyoruz. Haklı olmayan bir gücün sürdürülebilir olmadığını da biliyoruz. Türkiye gerçekten sıradan bir ülke değil. Buna inanıyoruz ve bunun gerektirdiği sorumlulukla hareket etmek durumundayız” ifadelerini kullandı.