Yaşlanma süreciyle beraber hafif hafıza sorunları doğal olsa da, yeni araştırmalar beynin üç kritik kırılma noktasını gösterdi. Nature Aging dergisinde yayımlanan çalışmaya göre 57, 70 ve 78 yaşları, beyin yaşlanmasının en belirgin hızlandığı dönemler olarak kaydedildi. Cambridg Üniversitesi'nden Prof. Barbara J. Sahakian ve uzman Dr. Sabine Donnai, bu yaşlarda yaşanan ani değişimlerin olası nedenlerini ve korunma stratejilerini detaylandırıyor.
57 yaş, fiziksel değişikliklerin ve beyin hacminde azalmaların başladığı dönem. Sinir liflerinin zayıflamasıyla beynin farklı bölgeleri arasındaki iletişim yavaşlar. Bu duruma, hormonal değişiklikler ve orta yaş obezitesi de eklenince, beyne giden besin desteği azalır ve enflamasyon artar. Bu süreç genç nesillerde hafıza ve konsantrasyon sorunlarını tetikleyebilir. 70 yaş ise, düşünme ve öğrenmede sorumluluk taşıyan bölgelerde 'kortikal incelme' ve tau protein birikimiyle karakterize edilir. Uzmanlar, bu aşamayı 'emeklilik etkisi' olarak adlandırıyor ve zihinsel uyarımın azalmasının sinir yollarını körelttiğine vurgu yapıyor.
78 yaş sonrası ise, beynin hacminin ve kan akışının ciddi derecede azaldığı bu dönemde, kişilerin çocukluktan itibaren biriktirdiği 'bilişsel rezervler' aktif hale gelir. Güçlü bilişsel rezervi olanlar, yaşa bağlı beyin hasarına karşı daha dirençli kalabiliyor. Uzmanlar, bu kritik dönümlerde yaşam tarzı değişikliklerinin riskleri %90 oranında azaltabileceğine dikkat çekiyor.
Uzmanlar, bilişsel gerilemenin kader olmadığını ve erken önlemlerle sağlıklı yaşlanmanın mümkün olduğunu vurguluyor. Dr. Sabine Donnai, iyi beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve kaliteli uyku ile yaşlanmayla birlikte gelen biyolojik gerilemenin yavaşlatılabileceğine dikkat çekiyor. Erken teşhis ve yaşam tarzı değişiklikleriyle beyin sağlığını korumak mümkün. En önemli ise, '10 yıl öncesinden' alınacak önlemlerle bilişsel fonksiyonları güçlendirmek.