Bakır fiyatlarındaki artış sürüyor ve uluslararası piyasalarda yeni bir rekor seviyeye yaklaşıyor. Geçen yıl yaşanan ralli havası bu yıla da taşındı. ABD Merkez Bankası'nın faiz indirimleri ve reel faizlerde gerileme, dolar talebinin azalmasıyla bakır fiyatlarını destekliyor. Geçmişte Trump'ın tarifeleri ve Endonezya'daki maden kazası gibi olaylar fiyatların volatilitesine neden olsa da, küresel ekonomik toparlanma ve enerji dönüşümü talebin ilk sıralarda yer almasını sağlıyor.
Şirketlerin altyapı ve yeşil enerji yatırımları ile elektrikli araç kullanımı arttıkça bakır talebinde devam eden yükseliş bekleniyor. Çin'in ekonomik endişelerine rağmen, ABD, Avrupa ve Hindistan'dan gelen talep artışları fiyatların yükselmesinde etkili olmaya devam ediyor. Ayrıca, arz tarafında Şili'deki grevler ve zincirleme arz kısıtlamaları fiyatları yukarılara taşıyor.
Özellikle ABD'nin ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikler, bakırın ve diğer baz metallerin fiyatını ciddi şekilde etkiliyor. Yeni yılda bakırın Londra Borsası'nda 6,06 dolara ulaşması ve arz endişelerinin artmasıyla fiyatlar yeni zirveleri zorluyor. Güneş enerjisi sektöründe büyük ölçekli üretim planlarının ve yetersiz yatırımların sonucu olarak da talep artışlarının devam edeceği öngörülüyor. Uzmanlar, faiz indirimi beklentilerinin ve global toparlanmanın bakır fiyatlarını olumlu yönde etkilediğini belirtiyor.
Gümüş ve platin gibi diğer endüstriyel metallerde de yükseliş gözlemleniyor, ancak bakır başta olmak üzere temel metallerin yakın zamanda önemli hareketler yapması bekleniyor. Dolar endeksinde gerileme ve arz endişeleri, bakır fiyatlarının yukarı yönlü hareketlenmesinde rol oynuyor. Uzmanlar, bu yükseliş trendinin 2026 yılına kadar devam edeceğini öngörüyor.