Uluslararası krizlerin en ağır bedelini kadınlar ve çocuklar ödüyor. Avrupa Komisyonu Üyesi Nihal Eminoğlu liderliğinde düzenlenen panelde, küresel çatışmalar, ırkçılık ve hoşgörüsüzlük konuları geniş yankı uyandırdı. Panelde, uluslararası sistemin başarısızlıkları ve bu başarısızlığın özellikle en savunmasız kesimler olan kadınlar ve çocuklar üzerindeki etkileri detaylı şekilde ele alındı.
Kanat, sistemin en kritik krizlerinin Ukrayna'dan İsrail'e Lübnan'a kadar yaşanan şiddet ve savaşlar olduğunu vurguladı. Uluslararası hukukun seçici uygulanması ve Güvenlik Konseyi'nin işlevsizliği, derin bir meşruiyet krizine yol açtığını belirtti. Gazze'de yaşanan soykırım ve uluslararası toplumun eylemsizliği ise bu durumun en acı örneği olarak gösterildi.
Panelde, kadınların kriz ortamlarındaki zor şartlar altında yaşadıkları ve maruz kaldıkları ayrımcılıklar detaylandırıldı. Avrupa'daki Müslüman kadınlar ve Suriyeli göçmen kadınların deneyimleri vurgulandı. Ayrıca, ırkçılık ve hoşgörüsüzlüğün yeni zirvelerine ulaşması, küresel mücadeleyi zorunlu kılıyor. Savaşları, özgürlük ve kadın hakları söylemini araç olarak kullanan söylemler ise eleştirildi.
Türkiye'nin Suriye ve bölgedeki barış, istikrar ve insani yardım çalışmaları övgüyle anıldı. Kanat, Türkiye’nin göçmen politikaları ve bölgesel krizlere karşı diplomasi ve arabuluculuk rolünün önemine vurgu yaptı. Ayrıca, Türkiye’nin insani krizlere adil ve bütüncül yaklaşımlarla müdahil olduğu, bölgesel ve küresel barışa katkı sağladığı belirtildi. Türkiye’nin, uluslararası hukuku ve barış mekanizmalarını güçlendirme çabaları khayri bir örnek olarak gösterildi.