ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Özgür Taylan Sarı, risk yönetimi ve kriz kriz yönetiminin savunma sanayinde kritik önemi olduğunu vurguladı. Brüksel’de düzenlenen Avrupa Savunma Fuarı ve Konferansı BEDEX kapsamındaki panelde konuşan Sarı, krizlerin her zaman fark edilip öğrenilmesi gereken dersler içerdiğine dikkat çekti.Sarı, “Bugün herkes kriz yönetimini tartışıyor ancak risk yönetimiyle birlikte ele alınması gerekiyor. Bu iki kavram birbirleriyle sıkı bağlantılıdır ve alınan her ders, geleceğe yönelik önlemleri güçlendirir.” ifadelerini kullandı. Ayrıca, çeviklik, hızlı üretim ve teslimatın savunma sektörünün vazgeçilmez unsurları olduğunu belirtti.
Sanayinin yatırım ve yönlendirmeleri konusunda hükümetlerin vizyonunun ülke güvenliği ve savunma kapasitesi açısından büyük önemi olduğunu vurgulayan Sarı, ASELSAN’ın yaklaşık 14 bin çalışanı ve ortalama yaşının 33, deneyim süresinin ise 10 yıl olduğunu belirtti. “Bu dinamik yapıyla, Avrupa ve müttefiklerimiz için güçlü bir ortak olma potansiyelimiz yüksek,” dedi.
Sarı, Türkiye'nin hızla artan talep ve sipariş portföyü hakkında bilgi verirken, “Geçen yıl siparişlerimiz %46 artış göstererek 20 milyar doların üzerine çıktı. Bu da Türkiye’nin güçlü üretim ve teslimat kapasitesini gösteriyor,” diye konuştu. Ayrıca, yatırım ve altyapı kapsamında yeni üretim tesislerine odaklandıklarını ve teslimat takvimlerini hızlandırdıklarını vurguladı. Sarı, “Türkiye, NATO standartlarına uygun sistemlerle büyük bir üretim merkezi olma yolunda ilerliyor,” dedi.
Geleceğe yönelik stratejilerden bahseden Sarı, tasarımı işin sadece bir aşaması olarak gördüklerini, asıl önemli olanın seri üretim ve hızlı teslimat olduğunu belirtti. “Yapay zeka çözümleri ve materyal üretimi gibi alanlarda çalışmalarımız devam ediyor. Ayrıca; farklı ülkelerle ortak üretim ve kaynak paylaşımı yaparak, güvene dayalı ortaklıklar kurmak başarı kapılarını aralıyor,” diye ekledi.
Sarı, şekillenen yeni ortaklık ekosisteminin, büyük ölçekli üretim ve yüksek hızda teslimatın anahtarı olduğunu söyledi. Kapasite ve kaynak paylaşımıyla, ülkenin ve şirketlerin rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini belirtti. Son olarak, savunma sanayinde uluslararası işbirliğinin önemine değinerek, “Birlikte çalışmak ve deneyimlerimizi paylaşmak, teknolojik üstünlüğü sağlamanın ve sürdürülebilir büyümenin temelidir,” dedi.