Arktik ve Kuzey kutbu, küresel güçlerin yeni savaş alanı haline geliyor. Rusya’nın Arktik bölgesinde uzun süredir tuttuğu konum, ABD ve Çin gibi güçlerle çarpışmaya devam ediyor. Özellikle Grönland, jeopolitik açıdan adeta bir kale görevi görüyor. Bölgedeki buzulların erimesi, enerji ve maden kaynaklarının yeniden keşfedilmesiyle birlikte bölge daha da önemli hale geliyor. Bölgedeki güç mücadelesinde ABD, adaya üs kurmak ve bölgenin kontrolünü ele geçirmek istiyor. Rusya’nın kuzeyde 11 nükleer buzkıran gemisi bulunurken, Çin ise Kuzey Deniz Rotası’ndan tasarruf ederek bölgedeki yolları kullanmaya çalışıyor.
Savaşın 4 yılını dolduran Ukrayna ve bölgedeki jeopolitik gelişmeler, küresel güçlerin yeni planlarını hızlandırıyor. Tümamiral Cem Gürdeniz'e göre, bölgedeki kural ve denge sağlanamaması, 'kuralsızlık dönemini' başlatmış durumda. ABD’nin Grönland’a yönelik girişimleri, küresel jeopolitikte yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor. Rüzgarlar kuzeye çevrilirken, Rusya ve Çin’in bölgede tutunmaya çalışması, enerji rezervleri ve ulaşım yolları açısından büyük önem taşıyor.
Arktik bölgesindeki buzların erimesi, deniz ulaşımını yeniden şekillendiriyor ve enerji ile madencilik kaynaklarına ulaşım fırsatı sunuyor. Rusya, bölgedeki enerji rezervlerinin %80'ine sahip olup, bölgeyi bir ön bahçe gibi görüyor. ABD ise, Grönland’ı egemenliği altına alırsa denizlerdeki gücünü artırma hedefinde. Çift yönlü gelişen çatışmalarda Çin’in de bölgedeki etkisini artırma çabaları dikkat çekiyor. Kuzey Deniz Yolu ve enerji projeleri, Çin’in Arktik stratejisinin merkezinde yer alıyor. Bu bölgedeki güç dengeleri, küresel jeopolitiğin geleceğini şekillendirmeye devam ediyor.