Türkiye, zengin flora ve yüksek genetik çeşitlilik ile arıcılık alanında global bir güç konumunda. Bakan Yumaklı, 20 Mayıs Dünya Arı Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, arıların ekosistem, biyolojik çeşitlilik ve gıda arz güvenliği açısından hayati önemi üzerinde durdu. Türkiye'nin sahip olduğu eşsiz arı gen kaynakları ve ürün çeşitliliği sayesinde dünya arıcılığında ilk sıralarda yer aldığını belirten Bakan, sürdürülebilir tarım ve arılık faaliyetlerinin artmasıyla bu potansiyelin daha da güçleneceğine değindi. Ülke genelinde düzenlenen etkinliklerle, arıların tarımsal üretimdeki önemli rolü ve arı ürünlerinin ekonomik değeri hakkında farkındalık artırılmaya devam ediyor.
2025 verilerine göre, Türkiye’de 96 bin 646 arıcılık işletmesi ve 8 milyon 817 bin 155 arılı kovan bulunuyor. Ülke, yıllık 97 bin 253 ton bal üretimiyle dünya ve Avrupa sıralamasında lider konumda. Ayrıca, coğrafi işaretli bal çeşitleri ve dünya çam balı üretiminin büyük bir kısmını karşılayan zengin arı kaynaklarıyla dikkat çekiyor. Bakan Yumaklı, arıcılığı desteklemek amacıyla kadın ve genç yetiştiricilere yüzde 40’a varan destekler ve organik arıcılık sertifikası ile ürünlerde ek teşvikler sağlandığını duyurdu. Ayrıca, arı ürünlerinin çeşitlendirilmesine yönelik faaliyetler ve eğitimler de sürdürülüyor.
Türkiye’nin arı genetik kaynakları açısından büyük önemi olduğunu anlatan Bakan, yerli ırk ve ekotiplerin korunması ve geliştirilmesi amacıyla üniversiteler ve yetiştiriciler birlikleri iş birliği içinde çalıştığını vurguladı. Bölgesel genetik kaynakların tespit edilerek korunması ve ıslah edilmesiyle arıcılıkta kalite ve verim artışının sağlanacağını kaydetti. yürütülen ıslah projeleri ile damızlık ana arı üretiminin büyütülerek, sektörün sürdürülebilirliği ve ihracat kapasitesinin artırılmasının hedeflendiğine dikkat çekti. Bu kapsamda, ulusal damızlık sistemi entegrasyonu ve ıslah programlarının etkin yönetimi sayesinde arıcıların daha kaliteli, maliyet avantajı sağlayan arı ürünlerine ulaşmalarının önü açılacak.