Büklükale’deki kazılar, bölgede binlerce yıllık medeniyetlere dair yeni ve önemli bilgiler sağlıyor.Kırıkkale’nin Karakeçili ilçesinde bulunan antik kent Büklükale’de gerçekleştirilen kazılar, bölgenin stratejik konumu ve zengin geçmişiyle dikkat çekiyor. Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü ekibi, Doç. Dr. Kimiyoshi Matsumura başkanlığında sürdürülen çalışmalar sonucunda bronz iğne, hayvan figürlü mühür ve mühür baskılı kalıntılar gibi izler elde etti. Yapılan detaylı incelemelerin ardından bu kalıntıların hangi döneme ait olduğunun netleşmesi bekleniyor.
Kazı Başkanı Doç. Dr. Kimiyoshi Matsumura, Büklükale’nin Anadolu’nun önemli bir tarihi merkezi olduğunu vurgulayarak, “Yukarı ve aşağı olmak üzere iki araştırma alanında devam eden kazılarımızda, Hititler, Helenistik dönem ve Osmanlı dönemine ait buluntulara ulaştık. Bölge, Kızılırmak’ın yakınında olmasıyla tarih boyunca birçok medeniyetin geçiş noktası olmuştur” dedi.
Büklükale’deki yerleşim tabakaları, bölgenin tarihini hayli zengin kılıyor. En üst katmanda Osmanlı dönemine ait kalıntıların yer aldığını belirten Matsumura, altında ise Büyük İskender dönemine ait izler olduğunu açıkladı. Daha derinlerde ise Demir Çağı’na ait yapıların ve çeşitli uygarlıklara ait kalıntıların bulunduğu kaydedildi. Ayrıca, bölgedeki Ahameniş Persleri ve Kimmerler dönemlerine ait izlerin de tespit edildiği söylendi.
Çarpıcı buluntulardan biri olan tutamaklı damga mührü ise, üzerindeki motifler nedeniyle dikkat çekiyor. Mührün üzerinde iki hayvan figürünün yer aldığını ve küçük deliklerle süslenmiş olduğunu aktaran Matsumura, bu eserlerin 2. binyıl Karum Dönemi’nden Eski Hitit Dönemi’ne uzanan mühür tiplerine benzediğini belirtti. Ayrıca, büyük ihtimalle bir saray kompleksine ait mimari kalıntıların da bulunduğu ifade edildi.
Büklükale’de yapılan kazılardan çıkarılan Hititçe çivi yazılı tabletler ve son yıllarda Hurrice tabletlerin de bölgeden bulunması, bölgenin önemini katladı. Matsumura, “Hurrice tabletler, Anadolu’da sadece birkaç merkezde tespit edildi. Bu bulgular, Bölgedeki Hitit kraliyet ailesine ve yerleşimlerin tarihine yeni ışık tutuyor” diyerek kazıların devam ettiğini ve bölge tarihinin daha da netleşeceğini vurguladı.