Antalya'da 70 yıla yakındır devam eden ve 'Meltem Davası' olarak bilinen arazi tartışmaları, bölgedeki prestijli oteller veüstündeki tapu düzenlemeleriyle büyük yankı uyandırıyor.
Kentin en önemli caddelerine ve deniz kenarına sahip 2 milyon 400 bin metrekarelik arazi üzerinde hak iddia eden mirasçılar, tapu iptal davalarıyla yeni bir aşamaya geçti. Mahkeme kararlarıyla bölgedeki Dumlupınar Caddesi, İsmail Baha Sürelsan Caddesi, 6'ncı Cadde ve 3844 sokağın kapanmasıyla, mirasçıların bölgedeki 5 yıldızlı otellerin tapuları Türkiye Varlık Fonu'na devredilen aşamada da hukuki süreç devam ediyor.
Avukat Necati Yılmaz, bölgedeki arazilere ilişkin yaşanan gelişmeleri ve hukuki detayları anlatırken, kamulaştırma ve mülkiyet hakları üzerinde önemli açıklamalarda bulundu.
Yılmaz, 2019 yılında çıkan Kamulaştırma Yasası'na eklenen maddelerin ve tazminatların yetersizliğinin, mirasçıları alternatif yollar aramaya zorladığını belirtti. 1956 ile 1983 arasındaki kamulaştırma ve el koyma işlemlerinin usulsüz olduğunu vurgulayan avukat, mirasçıların ya tapu geri talebinde bulunabileceğini ya da parasını gözüne kestirebileceğini ifade etti. Ayrıca, toplamda 192,5 dönümlük alanın ve bölgedeki 90-100 bin TL/metrekare rayiç değerinin, aşırı yüksek değerler teşkil ettiğine dikkat çekti.
Cam Piramit Kent Parkı ve Beach Park'taki alanlar da tapu iptal davaları kapsamında. Toplam 77.500 metrekarelik alanın iptaliyle, yolsuz tescil kararlarının geçerliliği sorgulanıyor. Bölgedeki arazi ve otel alanlarının büyük bir kısmı mirasçı ve Hazine adına kayıtlı olsa da, kamulaştırma ve tapu işlemlerinin usulsüz olduğu iddiaları kamuoyunda tartışılıyor.
Hazırlanan davalar, bölgedeki arazilerin toplam büyüklüğü ve piyasa değerleriyle milyarlarca lirayı buluyor. 90-100 bin TL/m² civarındaki rayiç değer, ciddi ekonomik ve hukuki sonuçlar doğuracak gelişmelerin habercisi olarak dikkat çekiyor.