Antalya'da Denizanası Yoğunluğu Artarken Bilimsel Araştırma Yöntemleriyla İncelendi

Antalya'da Denizanası Yoğunluğu Artarken Bilimsel Araştırma Yöntemleriyla İncelendi

  • 08 Nisan 2026 00:35

Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nden Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu ve Sualtı Topluluğu üyeleri, Antalya Körfezi'nde ani artış gösteren denizanası yoğunluğunu araştırmak amacıyla detaylı sualtı dalışları gerçekleştirdi.Gökoğlu ve öğrencileri, su altında yüzlerce denizanasıyla karşılaşırken, bu canlıların görüntülerini kaydetti. Ayrıca, Antalya kıyılarındaki denizanalarının artışını drone ile havadan görüntüleyerek, bölgedeki yoğunluğu belgelediler.

Falezlerde yürüyüş yapan vatandaşlar ise deniz yüzeyinde yoğun şekilde görülen denizanalarını şaşkınlıkla izledi. Özellikle çocukların denizanalarına dokunması ve temastan dolayı oluşabilecek sağlık riskleri konusunda uyarılar yapıldı. Gökoğlu, denizanalarının akıntılarla sürüklenerek bölgeye ulaştığını ve Şubat başlarından itibaren görülmeye başladığını belirtti. Bu canlıların sürü halinde akıntıyla İsrail, Mısır, Lübnan ve Suriye üzerinden Akdeniz’e giriş yaptığı ve şimdi Antalya Körfezi'nde yoğunlaştığı kaydedildi.

Prof. Gökoğlu, “Yüksek denizanası yoğunluğu, balıkçılar için büyük risk oluşturuyor. Ağlara takılmaları ve dokunmaları vücutta yanma, kızarma ve su toplanması gibi rahatsızlıklara neden oluyor. Özellikle çocuklar bu deniz canlılarına karşı çok dikkatli olmalı.” dedi. Denizanasının Mart sonuna kadar bölgeden uzaklaşmasının beklendiğini de sözlerine ekledi.

Öte yandan, Gazipaşa'da 26 yıldır balıkçılık yapan Hasan Bülüç, ağına takılan denizanını temizlerken elinde kaşınma ve şişlikler oluştuğunu anlattı. Hastaneye başvuran Bülüç, serum ve iğne tedavisiyle iyileşti ve diğer balıkçıları denizanalarına karşı uyardı. Uzmanlar, denizden çekilen ölü denizanalarının da kıyıya vurduğunu ve denizaşırı bölgelerdeki yoğunluğun devam ettiğini belirtiyor.

Benzer Haberler

İsrail'in Lübnan'a Saldırıları Kan Alıyor: 1094 Ölü, 3119 Yaralı!

İsrail'in Lübnan'a Saldırıları Kan Alıyor: 1094 Ölü, 3119 Yaralı!

İsrail'in Lübnan'a gerçekleştirdiği saldırılar 2 Mart'tan beri devam ediyor, can kaybı ve yaralı sayısı giderek artıyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı açıklamasına göre, saldırılar sonucu ölenlerin sayısı 1094'e, yaralıların ise 3 bin 119'a çıktı. Bu kayıplar içerisinde çocuk ve kadınlar da bulunuyor. Ayrıca, saldırılarda 42 sağlık çalışanı hayatını kaybetti ve 119 sağlık çalışanı yaralandı. Lübnan hükümeti ise ülkedeki yerinden edilenlerin sayısının 1 milyon 162 bine ulaştığını açıkladı.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Lübnan'dan atılan füzelere karşılık olarak ülkenin kuzeyinde sirenlerin çaldığı ve hava saldırılarının başlatıldığı duyuruldu. Beyrut başta olmak üzere Lübnan geneline düzenlenen yoğun hava ve deniz saldırıları, kara operasyonlarıyla devam ediyor. Bölgedeki çatışmaların şiddeti sürerken, Lübnan'daki güvenlik durumu ve insani kriz daha da derinleşiyor.
Kriz bölgede devam ederken, bölgedeki gelişmeleri ve savaşın etkilerini takip etmeye devam ediyoruz.

Makine İhracatında Yüzde 4,5 Artışla Göz Kamaştıran Performans

Makine İhracatında Yüzde 4,5 Artışla Göz Kamaştıran Performans

Türkiye makine sanayisi, yılın ilk iki ayında 4,4 milyar dolar ihracatla dikkat çekiyor. Artan fiyatlar ve yeni pazar fırsatlarıyla sektör büyümesine devam ediyor.

ABD Orta Doğu'ya Yeni Kuvvetler Gönderiyor: İran'a Karşı Kritik Operasyon Seçenekleri Gün yüzünde

ABD Orta Doğu'ya Yeni Kuvvetler Gönderiyor: İran'a Karşı Kritik Operasyon Seçenekleri Gün yüzünde

ABD, İran’a olası müdahale öncesinde Orta Doğu’ya yeni kuvvetler konuşlandırıyor. Amerikan kuvvetleri, bölgedeki kriz ihtimaline karşı hızlı ve esnek hareket kabiliyetine sahip birlikleri sevk etmeye hazırlanıyor. Pentagon, 82. Hava İndirme Tümeni'nden yaklaşık 2 bin askerin Körfez bölgesine sevk edilmesini planlıyor ve bölgedeki askeri seçenekleri genişletiyor. Bu gelişmeler, İran’a yönelik olası kara ve deniz operasyonları senaryolarını gündeme getirirken, Hürmüz Boğazı ve Hark Adası gibi stratejik noktalar üzerinde yoğunlaşan planlar dikkat çekiyor.

 

ABD, Orta Doğu’da hazırlıklarını hızlandırırken, 82. Hava İndirme Tümeni’nin bölgeye sevki gündemde. Bu birlikler, hızlı müdahale gücü olarak kullanılmak üzere stratejik noktalara paraşütle inebilecek ve kritik altyapıları ele geçirebilecek kapasitede donatıldı. The Telegraph’e göre, bu askeri birlik, İkinci Dünya Savaşı’dan bu yana Amerika’nın en efsanevi ve deneyimli güçlerinden biri olmuştur ve Irak, Afganistan ile Rusya-Ukrayna krizinde aktif rol almıştır.

 

Beyaz Saray yetkilileri, tüm askeri seçeneklerin masada olduğunu belirterek, özellikle İran’a karşı olası kara ve deniz operasyonlarını değerlendiriyor. İran’ın deniz trafiğini kontrol eden Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması senaryosu, olası bir müdahale planında önemli bir yere sahip. Ayrıca Hark Adası’nın kontrol edilmesi de ihtimaller arasında bulunuyor. Uzmanlara göre, bu adaların ele geçirilmesi, yoğun hava bombardımanı ve deniz piyadelerinin amfibi destekleriyle gerçekleştirilebilir. Ancak, İran’ın füze ve insansız hava araçları tehdidi, operasyonların risklerini artırıyor.

 

En ciddi ve karmaşık seçenek ise, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarını ele geçirmek amacıyla doğrudan kara operasyonlarıdır. Analistler, bu tür bir müdahalenin yüksek kayıp ve zorluk riskleri taşıdığını, olası çatışmanın genişlemesiyle maliyetlerin hızla artabileceğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, Washington’un diplomatik çabalarını da sürdürülebilir tutmaya çalışırken, bölgesel ve global güvenliği sağlamak adına her seçeneği masaya yatırdığına vurgu yapıyor.