Yatırımcıların güvenli liman olarak gördüğü altın, küresel gelişmeler ve ekonomik belirsizliklerle değer kazanıyor.
Küresel jeopolitik risklerin sürmesi, ABD yönetimiyle ilgili gerilimler ve Avrupa'daki siyasi gelişmeler, altın fiyatlarını destekliyor. Geçen yılın rekor seviyelerine ulaşan altının onsu, bu yıl da yükselmeye devam etti. Yıl başında 4.313 dolardan başlayan fiyatlar, çeşitli gelişmelerin etkisiyle 5.598 dolara kadar yükseldi. Ancak son dönemde yaşanan kar satışları ve ABD Başkanı Donald Trump'ın Fed Başkanı adayını açıklaması, ons altın fiyatında yüzde 10,13'lük bir değer kaybına yol açtı.
Bütün bu hareketlilik, yatırımcıların altını tercih edilmesine neden oluyor. Altının aylık performansı Ocak ayında %12,42 artış göstererek son 16 yılın en iyi performansını sergiledi. Uzmanlar, altındaki yükselişin birçok faktörün birleşmesiyle gerçekleştiğini belirtiyor: jeopolitik riskler, faiz indirim beklentileri, doların değer kaybı ve küresel piyasalardaki belirsizlikler. Bu faktörler, altını hem güvenli liman hem de portföy çeşitlendirme aracı yapıyor.
Saxo Capital Emtia Strateji Başkanı Ole Hansen, piyasalardaki gelişmeleri yorumlarken, devlet tahvilleri ve para birimlerinden çıkış trendinin dolar zayıflamasıyla hız kazandığını vurguladı. Hansen, politik risklerin ve mali harcamaların artmasıyla doların değer kaybetmeye devam edeceğini söylüyor. Ayrıca, endüstriyel gümüş talebinin azalmasıyla yatırımcıların dikkatinin altına kaydığını ekliyor. Jeopolitik belirsizlikler ve ABD'nin politikalarındaki istikrarsızlık, emtia fiyatlarını yukarı yönlü itiyor ve piyasalarda koruma amacıyla altın talebini artırıyor.
Hamad Hussain, ABD'deki politik belirsizlikler ve jeopolitik risklerin altın talebini artırdığını belirtiyor. Hussain, ABD'nin Grönland ve İran meseleleriyle bağlantılı artan gerilimlerin altına olan ilgiyi yükselttiğine değiniyor. Uzmanlar, bu durumun önümüzdeki günlerde de fiyatlara pozitif yönlü katkı sağlayacağını öngörüyor.