Altın ve gümüşte görülen hızlı fiyat hareketleri, yatırımcıların dikkatini çekti. Altın fiyatları geçen hafta başlayan düşüş dalgasını yeni işlem gününde sert bir rüzgârla karşılaştı. Bankaların satış kanallarında gram altın 6 bin liranın altını görerek açıldı ve piyasalarda farklı beklentiler oluştu. Haftaya güçlü bir başlangıç yapan kuyumcular, ‘gram ve çeyrek altın var mı’ sorusuyla müşterilerini karşıladı. Ancak, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik saldırıları 5 gün ertelemesiyle piyasalardaki seyir gün içinde değişti ve altın onsu 4 bin 260 dolardan 4 bin 390 dolara yükseldi.
Geçmişte 4 bin 321 dolar seviyesinden başlayan altının ons fiyatı, yıl sonunda 5 bin 600 doların üzerinde rekor kırmıştı. Fakat, İran’a yönelik saldırıların dördüncü haftası ve petrol fiyatlarının 100 dolar üzerinde seyretmesi, küresel faiz indirim beklentilerini azalttı ve altın ons fiyatı haftaya yüzde 6’dan fazla değer kaybıyla 4 bin 200 doların altına geriledi. Gün içinde toparlanarak 4 bin 350 dolar civarında hareket eden sarı metal, yatırımcılara çeşitli fırsatlar sundu.
Gümüş fiyatları ise güne 61 dolardan başladı, kısa süre içinde 67 dolara yükseldi. Brent petrol ise 110 doların üzerinde seyredip, 90 dolara kadar düştü; ardından açıklamaların etkisiyle yeniden 100 dolar civarında dengelendi. Yurt içi piyasalarda yatırımcılar altın ve dövizlerini hızla bozdururken, Kapalıçarşı’da uzun kuyruklar oluştu. Birçok vatandaş, alım fırsatını yakalamak için kısa sürede altına yöneldi ve dolar yüksek seviyelerine ulaşınca dövizlerini satıp altına yatırım yaptı.
Altın ve diğer değerli madenlerin yükselmesi, savaş ortamı ve enerji krizlerinin etkisiyle küresel piyasaları şekillendiriyor. Uzmanlar, altının kısa vadede teknik hareketler ve jeopolitik gelişmelerle güç kazanabileceğini öngörüyor. Analistler, ABD ve Ortadoğu’daki gelişmelerin piyasalardaki dalgalanmayı sürdüreceğine dikkat çekiyor.
Bu süreçte, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve merkez bankalarının faiz politikaları, altın ve gümüş gibi faiz getirisi olmayan varlıkların cazibesini azaltırken, likiditeye olan talepleri artırıyor. Aynı zamanda, bölgedeki enerji altyapısına yönelik tehditler ve küresel jeopolitik gelişmeler, piyasalardaki belirsizliği derinleştiriyor. Enflasyon ve ekonomik risklerin artmasıyla, yatırımcılar güvenli limanlar yerine acil nakit ihtiyaçlarına göre hareket ediyor.