Basit ekipmanlarla altın aramak, birçok kişinin doğada vakit geçirirken ek gelir sağlamasına imkan tanıyor.Akarsu yataklarında pan ve savak sistemleri kullanılarak yapılan kırıntı madenciliği, yüzyıllardır bilinen ve rağbet gören yöntemler arasında yer alıyor. Bu yöntemlerle küçük ölçekte altın birikintileri toplanabiliyor, ancak büyük maden yataklarıyla karşılaştırıldığında fazla zenginlik vaat etmiyorlar.
Aydın, Manisa, Denizli ve Uşak gibi illerde yaşayan ve sosyal medyada iletişim kuran madencilik tutkunları, hafta sonlarını dere yataklarında geçiriyor. Aydın'ın Germencik ilçesinden Ahmet Gür, hem hobii hem de ek gelir amacıyla altın aradıklarını belirtiyor. Gür, bulduğu altınların ayarlarının 19-23 arasında olduğunu ve topladıkları altını eritip satmanın mümkün olduğunu söylüyor. Gür, doğada vakit geçirmenin kendileri için önemli olduğunu ve doğa koşullarına dikkat ettiklerini belirtiyor.
Manisa'nın Alaşehir ilçesinden Birol Kayalıoğlu ise yaklaşık iki yıldır altın arama hobisini sürdürüyor. Günlük bazda 0,3 ila 1,5 gram civarında altın bulabildiklerini anlatan Kayalıoğlu, kürek ve kazma kullanarak büyük bir çaba gösterdiklerini ifade ediyor. Bu uğraşın zorluklarına rağmen, aldıkları küçük altınlarda yorgunluklarının geçtiğini belirtiyor.
Uzmanlar ise kırıntı madenciliğinin uzun yıllardır bilinen ve geleneksel bir yöntem olduğunu söylüyor. Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Hamdi Deliormanlı, bu yöntemin büyük zenginlikler getirmediğine işaret edip, 'Büyük altın üretimleri ya da ekonomik anlamda büyük bir varlık kazandıracak kazançlar mümkün değil' diyor. Ayrıca, bu altınların genellikle 18-23 ayar arasında olduğunu ve hurda olarak satıldığını belirtiyor.