Almanya, ABD’nin Almanya’ya Tomahawk füzeleri konuşlandırmaktan vazgeçmesiyle yeni bir savunma stratejisi geliştirdi. Alman yönetimi, yeni silah alımları için Türkiye’den yüksek teknolojili sistemleri değerlendirmeye aldı. Olası alımlar arasında Türkiye’nin kıtalararası balistik Yıldırımhan füzesi ve hipersonik Tayfun Blok-4 füzeleri bulunuyor. Gelişmeler, Avrupa ve NATO güvenliği açısından büyük önem taşıyor.
Almanya’nın yeni arayışları, AB üyesi Yunanistan ve Kıbrıs’ın, bu alımların AB ortak fonu SAFE üzerinden gerçekleşmesini veto edebileceği ihtimaline karşı farklı seçenekleri gündeme getiriyor. Henüz nihai karar verilmemiş olsa da, diplomatlar, bu konuda Ankara ile olası bir anlaşmanın temmuz ayında yapılacak NATO zirvesinde duyurulabileceğine işaret ediyor.
Milliyet’e değerlendirmede bulunan Doç. Dr. Murat Aslan, Türk savunma sanayinin ulaştığı teknolojik seviyenin önemine vurgu yaptı. Aslan, “Türk savunma ürünleri, hem güvenilir hem de maliyet etkin çözümler sunuyor ve yüksek teknolojili sistemleri teslim edebilecek olgunluk seviyesine geldi,” dedi. Ayrıca, sahada kendini kanıtlamış ve yüksek potansiyel taşıyan projelerin olduğunu belirtti. Almanya gibi ülkelerin, teknolojik açıdan güçlü Türk sistemlerini tercih etmesinin, milli imkanlarla geliştirilen ürünlerin uluslararası alanda kabul gördüğünü gösterdiğine dikkat çekti.
Türkiye’nin savunma teknolojisinin gelişimi, son dönemde insansız hava araçları ve helikopterler gibi alanlarda ciddi ilerlemeleri de beraberinde getirdi. SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda, Türkiye’nin ilk insansız helikopteri ALPİN’in yeni versiyonu ve menzili 6 bin kilometreyi aşacak Yıldırımhan füzesi gibi projeler tanıtıldı. Yıldırımhan, hipersonik hızıyla savaş alanında büyük etki yaratmayı hedefliyor. Tayfun Blok-4 ise 10 metre boyu, 7 bin 200 kilogram ağırlığıyla en caydırıcı sistemler arasında yer alıyor ve menzili yaklaşık bin kilometre artacak.
ASELSAN ise, TOLUN mühimmat ailesinin seri üretim hattını duyurdu. Bu yeni mühimmat, insansız hava araçlarında hassas angajman kabiliyeti ile öne çıkıyor ve hareketli veya sabit hedeflere yönelik düşük yanıtlı saldırılar yapabiliyor. TOLUN-L, lazer güdümlü ve parçacık etkili olan bu sistem, 50 kilometre üzerindeki menzili ile yeni nesil savaş teknolojilerinin önemli bir parçası olmaya hazırlanıyor.