Türkiye’nin demokrasi ve vesayet günlerinden bugüne gelen mücadeleleri büyük fedakârlıklar ve dönüşümler içeriyor. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 27 Nisan muhtırası yıl dönümünde yaptığı açıklamalarda, yaşanan siyasi süreçleri ve demokrasiye verilen önemi vurguladı. Çelik, "O karanlık günlerden, vesayet döneminden bugünlere gelen mücadele çok büyük hikâyeler, büyük bedeller ve meydan okumalara cevaplar içeriyor" dedi. Ayrıca, muhtıra girişiminin Türkiye’nin sivil iradesini zayıflatmaya yönelik çirkin bir uygulama olduğunu hatırlatarak, Cumhurbaşkanımız ve hükümetin bu girişime karşı direnişini övgüyle anlattı. Bu dönemin, demokrasi tarihimizde devrimci bir dönüşüm olduğunu vurguladı.
Güncel politik gelişmelerde ise Çelik, Türkiye’nin önümüzdeki 25 yılına odaklanan ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonuna vurgu yaptı. Terörle mücadele ve meclis çalışmalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Çelik, Avrupa Birliği ve NATO ilişkilerinde yaşanan krizlere de dikkat çekti. Avrupa Birliği Komisyon Başkanı Von der Leyen’in Türkiye’yi ve diğer ülkeleri hedef alan talihsiz açıklamasını eleştirerek, AB’nin şu anda kendi iç sorunlarını çözemediğini ve stratejik güç olma vasfını yitirdiğini belirtti. Türkiye’nin büyük bir güç olarak projeler ve ortaklıklar geliştirebileceğine dikkat çekti.
İnsanlık adına barış çağrısı yapan Çelik, özellikle İsrail ve Filistin konularına değindi. Lübnan ve Gazze’deki insani krizi yakından takip ettiklerini ve uluslararası toplumun sorumluluk alması gerektiğini vurguladı. Gazze’deki gelişmelerde İsrail’in sorumsuz tutumlarına dikkat çekerek, sivillerin korunması ve insani yardımın öncelikli olduğunu belirtti. Ayrıca, Lübnan ve Batı Şeria’daki çatışmaların büyümemesi için durmaksızın çalışmalar sürdürüldüğünü anlattı. Çelik, uluslararası kamuoyunun barış ve diplomasi masalarını güçlendirmesi gerektiğini yineledi.
Son olarak, iç politikada ise CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik kullanılan “kılıç artı” ifadesinin Alevi milletvekilleri ve vatandaşlar arasında büyük rahatsızlık yarattığını hatırlatarak, nefret söylemlerinin kesinlikle kabul edilemez olduğunu belirtti. Çelik, bu tür ifadelerin milliyetçilik ve hoşgörüye zarar verdiğini, toplumsal birliği zayıflatmaya çalışan her türlü yaklaşımın reddedilmesi gerektiğini söyledi.