Gayrimenkul sektöründe yeni düzenlemelerle birlikte aidat ve yönetim konularında önemli değişiklikler geliyor. TBMM tarafından kabul edilen kanun değişiklikleri, aidat artışları, yönetici görevleri ve yönetim planlarının değiştirilmesine ilişkin önemli hüküm ve kuralları içeriyor. Bu düzenlemeler, apartman ve site yöneticilerinin yetki ve sorumluluklarını yeniden şekillendirirken, aidatların şeffaf ve düzenli olmasını hedefliyor.
Aidat artışında bir üst sınır bulunmamaktadır ve mevcut durumda her apartman veya sitenin mali durumu, hizmet içerikleri ve giderlere göre aidat seviyesi değişiklik gösterebilir. Ancak yeni düzenlemede, aidat artışlarının denetlenebilmesi ve kat malikleriyle uyumlu hale getirilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, aidat ve işletme projesi miktarlarının kat malikleri kurulunca onaylanması zorunludur. Bunlar sayesinde, yönetimin tek taraflı aidat artışlarının önüne geçilmesi hedeflenmektedir.
Yönetici görevleri ise, kanun’da yapılan düzenlemeyle önemli ölçüde netleştirildi. Yeni hükümler doğrultusunda, yöneticiler, işletme planını ve aidat miktarını genel kurulca onaylanmadan değiştiremeyecekler. Ayrıca, yönetim kurulu ve yöneticilerin yetki süreleri üç ayla sınırlı tutuldu ve en geç bu sürede yeni bütçeyi hazırlayıp genel kurula sunmaları zorunlu hale getirildi. Geçici aidat uygulamaları ise, önceki yıla ilişkin yeniden değerleme oranını aşamayacak şekilde sınırlandırıldı.
İşletme projesinin belirlenmesinde ise, mevcut planın devam etmesi durumunda, yeni maliyetler, önceki yıldaki oranla yeniden değerleme esasına göre güncellenerek kat malikleri kuruluna sunulacak. Ayrıca, yönetim planındaki değişiklikler için, toplam bağımsız bölümlerin üçte iki çoğunluğuyla karar alınması şartı getirildi. Bu oran, geçmişteki %80’lik çoğunluk yerine, daha demokratik bir uygulamadır.
Yeni düzenlemenin yürürlüğe giriş tarihi, Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından netleşecektir. Mevcut aidat davaları veya devam eden icra işlemlerine ise, usulsüzlük veya fahiş aidat iddiasıyla açılmış mahkeme kararları üzerinde herhangi bir etkisi bulunmamaktadır. Bu gelişmelerle birlikte, gayrimenkul sahipleri ve yöneticiler aranılan düzen ve şeffaflık seviyesine ulaşmayı hedeflemektedir.