Savaş aslında başladı. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik operasyonu, bölgedeki dengeleri tamamen değiştirebilir. Trump, yaptığı açıklamada İran'ın nükleer programını yeniden inşa etmeye çalıştığını ve uzun menzilli füzeler geliştirildiğini belirterek, 'İran asla nükleer silaha sahip olamaz. İran'ın deniz filosunu yok edeceğiz' dedi. İran ise saldırıya boyun eğmediğini, önceki uyarıların dikkate alınmadığını ve savaşın kaçınılmaz hale geldiğini açıkladı.
Sahada ise İran'ın Tahran, İsfahan, Kum, Kerec ve Kirmanşah gibi şehirleri hedef aldı. İsrail ise saldırının ilk saatlerinde İran'dan İsrail'e yoğun füze saldırısının başladığını duyurdu. Bu gelişmeler, bölgedeki gerilimi tırmandırırken uzmanlar bölgedeki olası sonuçları ve uzun vadeli etkileri merak ediyor.
Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın ve Doç. Dr. Emete Gözügüzelli, Milliyet.com.tr için değerlendirmelerde bulundu. Caşın, savaşın bölgeyi yeniden şekillendirme ve İran'ın denklemlerden düşmesi hedefleriyle başladığını belirterek, 'Dış politikada kum saati artık sona erdi, büyük çaplı saldırılar başlamış durumda' dedi. Gözügüzüzelli ise operasyonun bölgesel istikrarsızlığı derinleştirebileceğine dikkat çekerek, 'Bölgedeki savaş durumu, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü büyük önem kazandırıyor' ifadelerini kullandı.
Diğer yandan, uluslararası güçlerin bölgedeki güç dengeleri değişirken, ABD'nin Orta Doğu'ya yaptığı askeri yığınağın en büyük hamlelerinden biri olduğu belirtiliyor. Çin ise ekonomik ve jeopolitik konularda yeni güçler kazanırken, savaşın kazananının Çin olabileceğine dair görüşler öne çıkıyor.
Uluslararası sistemdeki bu dengesizlik, bölge ülkeleri ve Türkiye için ciddi riskler barındırıyor. Uzmanlar, operasyonların domino etkisi yaratıp, bölge genelinde yeni çatışmalara yol açabileceğinden endişe ediyor. Ayrıca, bölgedeki çatışmaların göç krizini ve insani felaketleri tetikleyebileceği uyarısı yapılıyor. Türkiye’nin arabuluculuk ve barışçıl girişimleri, bölgesel istikrarın sağlanmasında kritik bir rol üstlenebilir.