İran'a yapılan saldırı, uluslararası hukuka aykırı ve bölgesel kriz risklerini artıran ciddi bir girişimdir. Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MKYK toplantısının ardından yaptığı açıklamalarda, İran’a yönelik saldırıların meşruiyetinin olmadığını ve diplomasiyi zayıflatan ağır sonuçlar doğurduğunu vurguladı.
Ömer Çelik, geçmişte Türkiye ve Brezilya’nın İran’da ortaya koyduğu inisiyatifin, günümüzdeki sorunların çözümünde önemli bir adım olduğunu belirterek, Batılı ülkelerin bu anlaşmayı devam ettirmediğine dikkat çekti. Ayrıca, ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen saldırıların hukuksuz ve haklı kılınamaz olduğunu ifade etti. Diplomasinin masa kurmak ve kavga etmek yerine çözüm üretmek için var olduğunu hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yoğun diplomasi gayretleriyle kurulmaya çalışılan masa ve yürütülen müzakerelerin, saldırılar nedeniyle zedelendiğine işaret etti.
İran halkının büyük kayıplar verdiğini söyleyen Çelik, özellikle kız ilkokulunun bombalanması ve üst düzey yetkililerin hedef alınmasını kınadı. İran halkına taziye dileklerini ileten temsilci, masanın yeniden kurulması çağrısında bulundu. Çelik, bölgedeki saldırıların bölgesel barışı tehdit ettiğine işaret ederek, sahici ve hukuki çözümler talep etti.
Öte yandan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya Şansölyesi Merz ile yaptığı görüşmede, İran konusundaki ilkelerin tekrar vurgulandığını ve çatışmanın durdurulması gerektiğini söyledi. Çelik, uluslararası hukuk ve BM ilkeleri çerçevesinde hareket edilmesi gerektiğini, devletlerin egemenlik haklarına saygı gösterilmesinin önemine değindi. Ayrıca, ülkelerin rejimlerinin bahane edilerek saldırıya geçilmesi ise kabul edilemez.
İsrail ve ABD’nin, uluslararası hukuku hiçe sayarak yöneticilere suikast düzenlemesine dair suçlamalar yer aldı. Çelik, bu durumun uluslararası düzeni sağlamak için büyük bir tehdit oluşturduğunu ve reaksiyon beklenmediğini vurguladı. Ayrıca, rejim değişikliği girişimlerinin, iç savaşlara ve bölgesel istikrarsızlığa yol açtığını dile getirdi. İran’ın füze saldırıları ve bölgeyi istikrarsızlaştırma çabaları ise kabul edilmez seviyededir.
Türkiye’nin, bölgesel ve küresel barış için en doğru ev sahibi olduğunu ifade eden Çelik, gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve çeşitli senaryolar üzerinde çalışıldığını aktardı. Ülkemizin güvenlik, ekonomi ve vatandaşların durumuna yönelik önlemler başarıyla uygulanmaktadır. Ayrıca, bölgeden göç akışı ve ekonomi üzerinde olası etkiler dikkatle izleniyor. Bu süreçte Türkiye’nin diplomasiyle en doğru çözümleri üretmeye devam edeceği ortaya konmuştur.