ABD ve İsrail'in İran'da İsyan Planları Gerçeğe Dönüşmedi

ABD ve İsrail'in İran'da İsyan Planları Gerçeğe Dönüşmedi

  • 09 Nisan 2026 15:10

ABD ve İsrail'in İran'da yaygın isyan çıkarmayı planladığı iddiası gerçek dışı çıktı. New York Times'in analiz haberi, İsrail ve ABD'nin İran'da ayaklanma çıkarma planlarının gerçekleşmediğine dikkat çekti. Analize göre, İsrail'in istihbarat servisi Mossad'ın İran'da iç ayaklanma çıkarmak adına yaptığı planlar ve bu planların sonuçsuz kalması detaylı bir şekilde ele alındı.

Mossad Başkanı David Barnea, Başbakan Binyamin Netanyahu'ya, İran'da kısa sürede iç kargaşa ve ayaklanma yaratabilecek kapsamlı bir plan sundu. Bu plan kapsamında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in öldürülmesi ve rejim değişikliğine zemin hazırlayacak çeşitli operasyonlar yer alıyordu. Netanyahu, bu planı ABD Başkanı Trump'ı ikna etme sürecinde kullandı. Ancak, savaşın üçüncü haftasında yapılan istihbarat değerlendirmeleri, İran'ın teokratik yönetiminin zayıfladığını ancak varlığını sürdürdüğünü gösterdi.

Makaleye göre, ABD ve İsrail'in İran'da büyük çaplı bir ayaklanmayı başlatma inancı, temel anlamda yanlış çıktı. Netanyahu, Mossad'ın İran'da hasar oluşturan planlarının başarısızlığını kabul ederken, bazı Amerikalı yetkililer, İran halkının sokaklara çıkmak yerine yönetimi protesto etmeyeceği görüşünde birleşti. Ayrıca, bölgedeki Kürt gruplarını ayaklanma planında kullanma fikri de gittikçe düşük bir ihtimal olarak görülüyor. Bu durum, ABD ve İsrail arasındaki ilişkileri zaman zaman gerdi.

ABD istihbaratının, İran yönetimini çökertmeye yönelik simülasyonlarında, bu olasılığın düşük olduğu ortaya çıktı. Ayrıca, bölgedeki gelişmeler ışığında, bölge ülkeleri ve stratejik ortaklar, İran'daki olası ayaklanma ve çatışmalar konusunda gerçekçi yaklaşımları benimsiyor. Yeni gelişmeler ve bölgedeki manzara, bölgesel ilişkilerin ve güvenlik stratejilerinin yeniden şekillenmesine neden oluyor.

Benzer Haberler

İsrail'in Lübnan'a Saldırıları Kan Alıyor: 1094 Ölü, 3119 Yaralı!

İsrail'in Lübnan'a Saldırıları Kan Alıyor: 1094 Ölü, 3119 Yaralı!

İsrail'in Lübnan'a gerçekleştirdiği saldırılar 2 Mart'tan beri devam ediyor, can kaybı ve yaralı sayısı giderek artıyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı açıklamasına göre, saldırılar sonucu ölenlerin sayısı 1094'e, yaralıların ise 3 bin 119'a çıktı. Bu kayıplar içerisinde çocuk ve kadınlar da bulunuyor. Ayrıca, saldırılarda 42 sağlık çalışanı hayatını kaybetti ve 119 sağlık çalışanı yaralandı. Lübnan hükümeti ise ülkedeki yerinden edilenlerin sayısının 1 milyon 162 bine ulaştığını açıkladı.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Lübnan'dan atılan füzelere karşılık olarak ülkenin kuzeyinde sirenlerin çaldığı ve hava saldırılarının başlatıldığı duyuruldu. Beyrut başta olmak üzere Lübnan geneline düzenlenen yoğun hava ve deniz saldırıları, kara operasyonlarıyla devam ediyor. Bölgedeki çatışmaların şiddeti sürerken, Lübnan'daki güvenlik durumu ve insani kriz daha da derinleşiyor.
Kriz bölgede devam ederken, bölgedeki gelişmeleri ve savaşın etkilerini takip etmeye devam ediyoruz.

Makine İhracatında Yüzde 4,5 Artışla Göz Kamaştıran Performans

Makine İhracatında Yüzde 4,5 Artışla Göz Kamaştıran Performans

Türkiye makine sanayisi, yılın ilk iki ayında 4,4 milyar dolar ihracatla dikkat çekiyor. Artan fiyatlar ve yeni pazar fırsatlarıyla sektör büyümesine devam ediyor.

ABD Orta Doğu'ya Yeni Kuvvetler Gönderiyor: İran'a Karşı Kritik Operasyon Seçenekleri Gün yüzünde

ABD Orta Doğu'ya Yeni Kuvvetler Gönderiyor: İran'a Karşı Kritik Operasyon Seçenekleri Gün yüzünde

ABD, İran’a olası müdahale öncesinde Orta Doğu’ya yeni kuvvetler konuşlandırıyor. Amerikan kuvvetleri, bölgedeki kriz ihtimaline karşı hızlı ve esnek hareket kabiliyetine sahip birlikleri sevk etmeye hazırlanıyor. Pentagon, 82. Hava İndirme Tümeni'nden yaklaşık 2 bin askerin Körfez bölgesine sevk edilmesini planlıyor ve bölgedeki askeri seçenekleri genişletiyor. Bu gelişmeler, İran’a yönelik olası kara ve deniz operasyonları senaryolarını gündeme getirirken, Hürmüz Boğazı ve Hark Adası gibi stratejik noktalar üzerinde yoğunlaşan planlar dikkat çekiyor.

 

ABD, Orta Doğu’da hazırlıklarını hızlandırırken, 82. Hava İndirme Tümeni’nin bölgeye sevki gündemde. Bu birlikler, hızlı müdahale gücü olarak kullanılmak üzere stratejik noktalara paraşütle inebilecek ve kritik altyapıları ele geçirebilecek kapasitede donatıldı. The Telegraph’e göre, bu askeri birlik, İkinci Dünya Savaşı’dan bu yana Amerika’nın en efsanevi ve deneyimli güçlerinden biri olmuştur ve Irak, Afganistan ile Rusya-Ukrayna krizinde aktif rol almıştır.

 

Beyaz Saray yetkilileri, tüm askeri seçeneklerin masada olduğunu belirterek, özellikle İran’a karşı olası kara ve deniz operasyonlarını değerlendiriyor. İran’ın deniz trafiğini kontrol eden Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması senaryosu, olası bir müdahale planında önemli bir yere sahip. Ayrıca Hark Adası’nın kontrol edilmesi de ihtimaller arasında bulunuyor. Uzmanlara göre, bu adaların ele geçirilmesi, yoğun hava bombardımanı ve deniz piyadelerinin amfibi destekleriyle gerçekleştirilebilir. Ancak, İran’ın füze ve insansız hava araçları tehdidi, operasyonların risklerini artırıyor.

 

En ciddi ve karmaşık seçenek ise, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarını ele geçirmek amacıyla doğrudan kara operasyonlarıdır. Analistler, bu tür bir müdahalenin yüksek kayıp ve zorluk riskleri taşıdığını, olası çatışmanın genişlemesiyle maliyetlerin hızla artabileceğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, Washington’un diplomatik çabalarını da sürdürülebilir tutmaya çalışırken, bölgesel ve global güvenliği sağlamak adına her seçeneği masaya yatırdığına vurgu yapıyor.