ABD ve İsrail'in İran'a yönelik yürüttüğü savaşta ilk ay geride kalırken bölgesel tansiyon yükselmeye devam ediyor.Medya ve uzmanlar, uzayan çatışmanın bölgedeki dengeleri değiştirmeye devam ettiğini belirtiyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın müttefiklerinden beklentileri karşılanmazken, sert söylemleri dikkat çekiyor. Miami'deki Suudi Arabistan destekli yatırım gecesinde yaptığı açıklamalarda, İran'ın füze ve İHA saldırılarına karşı ABD'nin bölgedeki varlığını güçlendirdiğini belirten Trump, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’a ilişkin sözleriyle de gündemi salladı.
Trump, Selman hakkında “Benim 'k.çımı öpeceğini' düşünmemişti. Ülkesi yokuş aşağı giden, bir başka 'ezik' Amerikan başkanı olacağımı sanıyordu. Ama şimdi bana nazik davranmak zorunda. Ona söyleyin, bana iyi davransa iyi olur; mecbur” ifadelerini kullanarak bölgedeki güç dengelerini yeniden şekillendirmeye çalıştı. Bu sözlerin hemen öncesinde bölgedeki gelişmelerle övünen Trump, bölgedeki liderlik ve ittifaklar konusunda hayal kırıklıklarını gizlemedi.
Uzmanlar, Prof. Dr. Ahmet Kasım Han, Prof. Dr. Kamer Kasım ve Doç. Dr. Emete Gözügüzelli gibi isimler, Trump'ın bu tutumunu ve sözlerini değerlendirdi. Prof. Han, Biden yönetimindeki liderlik kayıplarına ve ABD'nin bölgedeki stratejik zorluklarına dikkat çekerek “Trump'ın bölgedeki çuvallaması büyük bir hata. Suudi Arabistan destekli konferansta böyle sert ifadeler kullanması, bölgedeki gidişatı olumsuz etkiliyor” dedi. Kendini “porselen dükkanındaki fil” benzetmesiyle anlatan Han, Trump'ın hayal kırıklığını ve savaşın maliyetini müttefiklere yıkma çabalarını da vurguladı. “Karizmasını tekrar paketleyip yavan bir yemeği Amerikan kamuoyuna satmaya çalışıyor, o porselenler ise onun umurunda değil” ifadeleriyle mevcut durumu özetledi.
Prof. Kasım ise, Trump’ın bu tavrını “bana muhtaçlar mesajı vermek” şeklinde yorumladı. Petrol fiyatlarının 100 dolar seviyesini geçmemesinin ardından, ABD'nin bölgesel güvenlik müttefiklerinden beklentisinin artabileceğine dikkat çekti. Ayrıca, İsrail'in ABD'yi tam kapsamlı kara harekatına teşvik edebileceği endişesine işaret ederek, bölgedeki ilişkilerin bir daha düzelmesinin zor olacağını vurguladı. Uzmanlar, ABD ve müttefiklerinin, savaş sonrası ciddi bir silahlanma ve yeni güç dengeleriyle karşılaşacağını öngörüyor.
Doç. Dr. Emete Gözügüzelli ise, Trump'ın provokatif söylemlerinin bölgesel politikada güç gösterisi ve psikolojik baskı amacı taşıdığını söyledi. Bu tutumun “Büyük Amerika” imajını koruma ve bölgedeki aktörler üzerinde etki kurma çabası olduğunu belirtti. Bölgedeki askeri hareketlilik ve Suudi Arabistan’ın olası kara harekat davetlerini stratejik bir adım olarak gören Gözügüzelli, ABD'nin İran'a karşı doğrudan kara harekatını riskli ve maliyetli bulduğunu, bu yüzden müttefikleriyle operasyonel rol paylaşımını tercih ettiğini sözlerine ekledi. Uzmanlar, bölgede ciddi bir istikrarsızlık ve yeni güvenlik riskleri oluşacağı konusunda uyarıda bulunuyorlar.