ABD ile İran arasındaki gerilim oldukça kırılgan bir duruma geldi. Boston Public Radio'da konuşan eski ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, İran ve ABD arasındaki son gelişmeleri ve bölgedeki olayların küresel ekonomiye olası etkilerini değerlendirdi. Kerry, iki ülke arasında imzalanan 2015 nükleer anlaşmasının ardından ortaya çıkan durumun gerçekten çok hassas olduğunu ve ilerleyen süreçte durumun daha da tehlikeli hale gelebileceğini belirtti. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kontrol altına almasıyla birlikte jeopolitik risklerin arttığını vurgulayan Kerry, savaşın uzamasının küresel ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerinin düşündürücü olduğunu söyledi.
Kerry, ayrıca İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun İran'a karşı uzun süredir hayalini kurduğu savaş planlarını ve bu planların ABD'nin eski yönetimleri tarafından da reddedildiğini açıkladı. Kerry, Netanyahu'nun Obama döneminde ve diğer başkanlıklar sırasında İran saldırısı önerilerinde bulunduğunu, fakat bu planların hiçbir şekilde gerçekleştirilmeyip Trump'ın bu hayali gerçeğe dönüştürdüğünü ifade etti. Trump'ın İran'la savaş kararını, Netanyahu'nun uzun süredir hayalini kurduğu planların hayata geçirilmesi olarak nitelendiren Kerry, bu durumun bölgedeki istikrarı ciddi anlamda tehdit ettiğini dile getirdi.
Kerry, İran'ın binlerce nükleer silah yapma kapasitesinin olmadığını ve 10 yıl önce üzerinde çalıştıkları nükleer anlaşma sayesinde İran'ın ABD için yakın bir tehdit oluşturmadığını vurguladı. Trump yönetiminin, 2025'teki saldırıların ardından nükleer programların ortadan kaldırıldığını iddia ettiğini hatırlatan Kerry, şu anda İran'ın nükleer silah geliştirecek bir kapasitede olmadığını belirtti. Ayrıca, İran'ın ciddi bir tehdit olup olmadığı konusunda da uyarıda bulunan Kerry, müzakerelerin barışçıl çözümler ve diyalog yoluyla çözüm bulması gerektiğinin altını çizdi. Kerry, günümüzde Amerika'nın stratejik açıdan ciddi bir uçurumda olduğunu, ülkenin ruhu, gerçekliği ve anayasasıyla büyük bir kopuş yaşandığını kaydetti.