ABD, 2025 Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi ile liderlikten vazgeçip yeni bir güvenlik paradigması benimsemeye başladı. Analizde, ülkenin küresel yükümlülüklerini sınırlandırdığı, değerlerini araçsallaştırdığı ve müttefiklik ilişkilerini koşullara bağladığı belirtildi. Washington, artık tüm krizler ve bölgesel sorunlarla ilgilenmek yerine, ilgi alanlarını kendisi tayin ediyor. Bu yeni tutum, ABD’nin dünya düzeninde aktif liderlik rolünden, riskleri yönetip alanını daraltan bir güç olma yönüne evrildiğini gösteriyor.
Analizde, ABD’nin yeni rol tanımına da şu sözlerle değinildi: “Küresel yükümlülüklerini daraltan, değerlerini araçsallaştıran, müttefiklik ilişkilerini koşullara bağlayan ve güvenlik anlayışını tedricen kıtasal öncelikler etrafında kurgulayan ABD, ne kadar güçlü olduğundan ziyade bu gücü nerede kullanmak istediğini yeniden tarif eden bir siyasal tercih ortaya koydu. Böylece Washington, dünyaya artık her krizden ve her coğrafyadan sorumlu olmadığını, fakat ilgilendiği dosyaların sınırını bizzat kendisinin çizeceğini fiilen ilan etmiş oldu. Bu tercih, 21. yüzyılın ikinci çeyreğinde ABD’nin rolünü ‘düzeni omuzlayan lider’ olmaktan çıkarıp, ‘riskleri yöneten ve alanını sınırlayan bir kontrol gücü’ haline getiren yeni bir güvenlik paradigmasının başlangıcını işaret ediyor.”