ABD’nin İran politikasında yaşanan son gelişmeler bölgede ve dünyada büyük yankı uyandırıyor. İngiltere merkezli New Statesman dergisi, Washington yönetiminin İran’a yönelik stratejilerini ve bu politikaların bölgeye etkilerini detaylı analizlerle ele aldı.
‘Düşüş’ başlıklı kapakla çıkan dergi, ABD’nin küresel liderlik rolünü hızla kaybettiği ve stratejisinin bir felakete sürüklendiği görüşünü savunuyor. Kapakta, ABD’nin simgesi olan kartalın sırtından okla vurulmuş şekilde tasvir edilerek, ülkenin kendi politikalarının sonuçlarına işaret edildi.
John Gray’in imzasını taşıyan ‘Geri Dönüşü Olmayan Bir Yol’ başlıklı analizde, Trump’ın İran’a yönelik operasyonlarının başlangıçta hedeflenen yok edilmiş nükleer kapasiteye ulaşmaktan uzak olduğu ve şu an Hürmüz Boğazı’nı yeniden açık tutma çabalarının ‘geri dönüşü olmayan bir yol’ olduğu vurgulandı. Ortadoğu’daki savaşın yalnızca askeri dengeleri değil, ABD’nin finansal hegemonyasını da sarstığı belirtildi. Ayrıca, olası bir ABD kara harekatının Vietnam, Afganistan ve Irak savaşlarının toplamından daha ağır sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuldu.
Analizin diğer bir önemli noktası, Trump yönetiminin zafer ilan ederek geri çekilmesinin artık mümkün görünmediği ve böyle bir durumda Hürmüz Boğazı’nın kontrolünün fiilen İran’a verilmesi olasılığıdır. Bu gelişmeler, Washington’un gücünün çözülüşünü hızlandırabilir. Ayrıca, İngiliz The Economist dergisi, İran’ın füze kapasitesinin hafife alındığını ve askeri güç seviyesinin beklenenden daha yüksek olduğunu ortaya koydu. İran’ın yer altı füze stoklarının ve cephaneliğinin büyük bir kısmının halen aktif ve korunduğu vurgulandı.
Geçmişte ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrasında yaşanan gelişmelerde, İran’ın misillemeleri ve bölgedeki çatışmalar devam etti. ABD Başkanı Donald Trump, 8 Nisan’da ateşkes ilan ederken, Hürmüz Boğazı’nın açılması şartıyla iki haftalık ateşkes önerdi. İran ise müzakerelerin en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılmayı hedeflediğini açıkladı. Türkiye, Pakistan ve Mısır, bu süreçte aracı rol üstlenirken, İsrail ise Lübnan’ı içeren anlaşmazlıklar devam ederken saldırılarını sürdürüyor.