ABD’nin Venezuela’ya yönelik son hamlesi bölgedeki gerilimi tırmandırırken, Latin Amerika’da tarih boyunca süregelen müdahale geleneği yeniden gündeme geldi.Florida dönüşü uçakta gazetecilere konuşan ABD Başkanı Donald Trump, Kolombiya, Küba ve Meksika’yı doğrudan hedef alarak bölge ülkelerine askeri müdahale tehdidinde bulundu. Trump, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele ve Amerikan menfaatlerini koruma adına bölge ülkelerinin güvensiz durumda olduğunu belirtti ve “Kendilerine çeki düzen vermezlerse askeri seçenek masadadır” ifadelerini kullandı.
Al Jazeera’nın haberine göre, bölge ülkeleri ile ABD arasındaki askeri güç farkı oldukça büyük. 2025 yılı verilerine göre, ABD’nin 895 milyar dolar olan savunma bütçesi, Latin Amerika ülkelerinin toplam savunma bütçesinden çok daha yüksek. Brezilya bölgedeki en güçlü ordu olmasına rağmen küresel sıralamada 11. sırada yer alırken, Meksika 32., Kolombiya 46., Venezuela 50. ve Küba ise 67. sırada bulunuyor. Uzmanlar, konvansiyonel savaşlarda ABD’nin ezici üstünlüğünü vurgularken, bölge ülkelerinin en büyük avantajının paramiliter güçler olduğunu söylüyor.
Latin Amerika’daki paramiliter yapılanmalar ise dikkat çekici seviyede. Küba, 1,14 milyon üyesiyle dünyanın en büyük üçüncü paramiliter güç haline gelirken, Venezuela hükümet yanlısı “Colectivos” gibi gruplar sivil savunma hatlarını oluşturuyor. Meksika’daki uyuşturucu kartelleri ise askeri düzeyde silahlanmış ve devlete karşı fiili güçler olarak etkinler. Bu yapıların bölgedeki güç dengelerini değiştirdiği ve bölge ülkelerinin iç güvenlik sorunlarını derinleştirdiği belirtiliyor.
ABD’nin bu yeni müdahale girişimleri ise tarih boyunca süregelen müdahale geleneğinin devamı niteliğinde. 19. yüzyıldaki Muz Savaşları, Soğuk Savaş dönemindeki CIA destekli darbeler ve 1989’daki Panama işgali gibi olaylar hatırlanırken, son olarak Panama’da Manuel Noriega’yı uyuşturucu suçlamasıyla alıkoyma noktasına kadar gelinen sürecin, bölgedeki ABD müdahalelerinin devam ettiği konusunda alarm veriyor.